ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

ÜSTÜN FİRÂSET  

 

"Ümeyr ibni Veheb" ki, îmân etmeden önce,

Küffâr tarafındaydı, meşhûr “Bedir” cenginde.

 

Bir oğlu esîr olup, firâr etti kendisi.

Bu husûsu, Safvân’la, konuştular ikisi.

 

Safvân dedi: (Yâ Ümeyr, Bedir’den sonra bana,

Yaşamanın bir tadı kalmadı benden yana.)

 

Ümeyr dedi: (Vallahi, bu sözün tam yerinde.

Oğlum, hâlâ esîrdir müslümânlar elinde.

 

Eğer borcum olmasa, düşünmesem maîşet,

Onun intikâmını alırdım gidip elbet.)

 

Safvân dedi: (Yâ Ümeyr, maîşet ve borcunu,

Üstüme alıyorum, sen düşünme hiç onu.

 

Bu husûsta, yapacak bir şeyin varsa şâyet,

Hiç durma, Medîne’ye şimdi eyle hareket.)

 

Ümeyr memnûn olmuştu, kalktı hemen yerinden.

Dedi: (Kurtulamazlar, artık benim elimden!)

 

Kılıcını sıyırıp, zehirledi iyice,

Eteğinin altına, yerleştirdi gizlice.

 

Daha sonra pür hiddet, devesine binerek,

Ulaştı Medîne’ye, kendini gizleyerek.

 

Tam mescidin önünde, inerken devesinden,

"Hazret-i Ömer" görüp, yapıştı ensesinden.

 

Zîrâ firâsetiyle, tanımıştı kendini,

Ve bilmişti, "kötü bir maksat"la geldiğini.

 

Hazret-i Ömer ile, eshâbdan bâzı zevât,

Çıkardılar Ümeyr’i, Resûle hem o sâat.

 

Ona suâl etti ki, şânı büyük Peygamber:

(Mekke’den Medîne’ye, niçin geldin yâ Ümeyr?)

 

Dedi ki: (Yâ Muhammed, geldim, ricâ edeyim.

Oğlumu bağışlarsan, alıp geri gideyim.)

 

Buyurdu: (Eteğinin altında gizlediğin,

O zehirli kılıcı, ne maksatla getirdin? 

 

Sonra sen Safvan ile, Mekke’de, bir odada,

Nasıl anlaşmıştınız, beyân eyle onu da.)

 

Ümeyr çok şaşırmıştı, başını eğdi öne.

Birşeyler oluyordu, o sırada kalbine.

 

Ne konuştular ise Safvan’la, teker teker,

Bütün tafsîlâtıyla söyleyince Peygamber,

 

Mahcûbiyet içinde, değişti benzi birden.

Dedi: (Hak Peygambersin, îmân ettim şimdi ben.

 

Zîrâ işitmemişti, kimse bu şartımızı.

Hak teâlâ bildirdi, sana bu sırrımızı.)

 

“Kelime-i şehâdet” getirerek o anda,

Müslümân oluverdi, Resûl'ün huzûrunda.

 

Ümeyr der ki: (Önceden, Allahın Resûlünün,

Dînini söndürmeye çalışırken gün be gün,

 

Şimdi, aynı gayret ve samîmiyetle yine,

Çalışırım Allahın dîninin nusretine.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan