ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

AÇIKÇA HİCRET ETTİ

 

Daha sonra mü'minler, Akabe bîatiyle,

Sığınacak bir ülke bulmuşlardı hâliyle.

 

Ve lâkin öğrenince, o müşrikler bu şeyi,

Daha da artırdılar, onlara işkenceyi.

 

Öyle ki, mü'minlere, Mekke’de hayât sürmek,

Tahammülü imkânsız bir hâl aldı giderek.

 

Mü'minler, bu sebeple, Allahın Habîbinden,

Müsâde istediler, "hicret" için Mekke’den.

 

İşte tam o günlerde, bir ara Resûlullah,

Eshâbının yanına teşrîf etti bir sabah.

 

Buyurdu: (Ey eshâbım, bana, hicret yeriniz,

Bildirildi ki, o yer Medîne’dir biliniz.

 

Oraya hicret edin, Allahın izni ile.

Birleşin oradaki din kardeşlerinizle.

 

Rabbimiz, kardeş yaptı size o mü'minleri.

Huzûr bulacağınız yurt kıldı hem o yeri.)

 

Resûl'ün izni ile, artık hep Medîne’ye,

Mü'minler, bölük bölük başladılar gitmeye.

 

Îtinâ ederdi ki ve lâkin müslümânlar,

Müşrikler, bu hicretin farkına varmasınlar.

 

Dikkat çekmemek için, geceleri, sessizce,

Küçük kâfilelerle, giderlerdi gizlice.

 

Lâkin "Hazret-i Ömer", kılıcını kuşanıp,

Yanına, oklarını ve mızrağını alıp,

 

Müşriklerin önünde yürüdü Beytullah’a.

Açıkça tavâf etti Kâbe’yi yedi defâ.

 

Sonra, o müşriklere seslendi gür sesiyle.

Dedi: (İşte, dînimi korumak gâyesiyle,

 

Ben de, Allah yolunda, bugün hicret ederek,

Medîne’ye giderim, yurdumu terk ederek.

 

Evet, karısını dul, çocuklarını yetîm,

Bırakmak istiyorsa aranızda eğer kim,

 

Ve bana mâni olmak isterse her kim eğer,

Şu vâdinin ardında, önüme çıksın o er!)

 

Ve yirmi müslümânı, alıp sonra yanına,

Gittiler güpegündüz, Medîne yollarına.

 

Ömer ibnil Hattâb’dan korkularından, onlar,

Bu giden kâfileye, hiç dokunamadılar.

 

Göçün ardı arkası, artık kesilmiyordu.

Sahâbe, akın akın hep hicret ediyordu.

 

“Ebû Bekr-i Sıddîk” da, bu ara, hicret için,

Gelip talep edince Resûlden bir gün izin,

 

Buyurdu ki: (Sabreyle, bana dahî Rabbimiz,

İzin verir hicrete, seninle gideriz biz.)

 

O, şaşkınlık içinde, eyledi hemen suâl:

Dedi: (Yâ Resûlallah, var mı böyle ihtimâl?)

 

Allahın Habîbi de, buyurdu: (Vardır, evet!)

Hazret-i Ebû Bekir, sevindi buna gâyet.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan