ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

YOL AÇIN KENDİSİNE!

 

Resûlullah, eshâbın münkesir hâllerini,

Görünce, bir köşede, kaldırdı ellerini.

 

Onların o çâresiz hâllerine bakarak,

Şöyle niyâz eyledi, Rabbine yalvararak:

 

(Yâ Rabbî, otuzdokuz kişi ki bu mü'minler,

Sana îmân getirmiş kullardır hepsi birer.

 

Halâs et sen bunları, kâfirlerin şerrinden.

Kurtar bu mü'minleri, korku ve endîşeden.

 

Şânı yüksek biriyle, kuvvetlendir bu dîni.

Sevindir nusretinle, bu bir avuç mü'mini.)

 

O anda nâzil oldu Cebrâil yeryüzüne.

Bir "müjde" getirmişti Allahın Resûlüne.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, sen bir duâ etmiştin.

Rabbinden, bu din için "yardımcı" istemiştin.

 

Kabûl etti Rabbimiz, senin o dileğini.

"Bir kimse"yi seçti ki, sağlam eder bu dîni.

 

Buyurdu ki gökteki cümle meleklerine:

(Saf çekin Beytullah’tan, tâ Erkam’ın evine.

 

Dul olan hâtunlara, odun taşımak için,

Kendini, Habîbime siper etmesi için,

 

Bir kimseyi seçtim ki, Ömer’dir onun nâmı.

Takviye ederim ben, onun ile islâmı.

 

Düşüp onun önüne, yol açın kendisine.

Cennet cevherlerini, saçın onun üstüne.)

 

Rabbimiz, meleklere, böylece verip emir,

"Ömer ibnil Hattâb"ı, size göndermektedir.

 

Ey Allahın Habîbi, yoldadır şimdi Ömer.

Huzûruna geliyor Saîd ile berâber.)

 

Az sonra, heybet ile geldi "Ömer bin Hattâb".

Silâhlı geldiğini, gördüler cümle eshâb.

 

Onu böyle görünce, korkuya kapıldılar.

Hemen Resûlullahın etrâfını sardılar.

 

Lâkin "Hazret-i Hamza", dedi: (Ey ehl-i îmân!

Gelen, bir tek kişidir, kuvvetliyiz biz ondan.

 

Eğer hayra geldiyse, hoş geldi, büyük devlet.

Eğer şerre geldiyse, şu kılıç kâfi elbet.)

 

Sonra çıktı kapıya, etti ki şöyle hitâb:

(Sen ne zannediyorsun bizi ey ibni Hattâb!

 

Biz, Abdülmuttalib’in evlâdıyız, güçlüyüz.

Bi-iznillah demiri çiğneyip, püskürtürüz.

 

Zafer bulacağını eğer zannediyorsan,

Aldandığını bil de, geri dön, git buradan!)

 

İşitti Resûlullah Hamza’dan bu sözleri.

Buyurdu ki: (Yol verin, giriversin içeri!)

 

Tebessüm buyurarak, karşıladı ve hemen,

Eshâba buyurdu ki: (Çekiliniz önünden!)

 

Girdi Hazret-i Ömer, kılıcı omuzunda.

Diz çöktü edeb ile, Resûl'ün huzûrunda.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan