|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
KURT
KOYUNU YEMEZDİ
Hazret-i "Ömer
Fârûk", öyle âdil idi ki,
Görmemişti bu dünyâ, böyle âdil meliki.
Kurt, koyunu yemezdi zîrâ onun devrinde.
Lâkin bu hâl kesildi, o vefât ettiğinde.
Yâni o göçer göçmez, bu dünyâ âleminden,
Kurtlar da, koyunlara saldırır oldu birden.
Nitekim "Ömer Fârûk", vefât ettiği günde,
Bir çoban, duruyordu sürüsünün önünde.
Âniden bir kurt gelip, saldırdı koyunlara.
O, (Vâh Ömer!) diyerek, feryât etti o ara.
“İnnâ lillâh...” okuyup, hep ağladı o günü.
Dediler: (Nasıl bildin, Ömer’in öldüğünü?)
Dedi ki:
(Ey insanlar, sağ olsaydı o şâyet,
Kurt, koyuna bakmaya, edemezdi cesâret.
Senelerdir çobanlık yapıyorum bunlara.
Görmedim, bir kurt gelip saldırsın koyunlara.)
Hakîkaten
geçince aradan az bir zaman,
"Tam o gün" öldüğünü, haber aldı o çoban.
Vaktâ ki Ömer Fârûk, dünyâdan gitti artık,
Sardı bütün dünyâyı, zifirî bir "karanlık".
Her çocuk, annesine sorardı ki koşarak:
(Gökyüzü siyah oldu, kıyâmet mi kopacak?)
Onlar dahî
derdi ki: (Kıyâmete var zaman.
Lâkin Hazret-i Ömer, göç etti bu dünyâdan.)
Abdurrahman
bin Avf da, nakleder ki şöylece:
(Dolaşırdık şehri biz, Halîfeyle her gece.
Lâkin belli noktaya gelince, istisnâsız,
(Sen burada dur!) deyip, giderdi kendi yalnız.
Vefât ettikten sonra, o yere gittiğimde,
Bir pîr-i fânî gördüm, hânelerin birinde.
Derdi ki: (Bütün gece, bekledim Ömer’i hep.
Gözlerim yolda kaldı, gelmedi, neden acep?)
Ben, mecbûren
söyledim, (O vefât etti) diye.
O, (Vâh Ömer!) diyerek, başladı inlemeye.
Dedim: (Arkadaşıyım ben onun hacı baba!
O sana, nasıl hizmet ediyordu acabâ?)
Ağlayarak
dedi ki: (Demek o etti vefât.
Bundan sonra Ömer’siz, yaşayamam ben fakat.
Zîrâ ben kimsesizim, yok bir hizmet edenim.
Bütün ihtiyâcımı, giderirdi o benim.
Onun yaptığı işi, sen yapamazsın, ama,
Bir yardım yapacaksan, âmin de şu duâma.)
Ellerini
kaldırıp, dedi ki: (Yâ ilâhî!
Mâdem ki gitti Ömer, yaşatma beni dahî.)
Ellerini
duâdan indirince yaşlı zât,
Duâsı kabûl olup, vefât etti o sâat.
Çok kıymeti varmış ki Hak teâlâ indinde,
Vefât etti hemence, duâsı bittiğinde.)
|