ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

BABA YÂDİGÂRIYDI

 

Hazret-i "Ömer Fârûk", şehîd edildiğinde,

Derin bıçak yarası var idi bedeninde.

 

Bir cerrah çağırdılar henüz vefât etmeden.

Gelip, yaralarını ânında dikti hemen.

 

Dedi: (Üç gün müddetle, etmeyin hiç hareket.

Zîrâ dikişler için, tehlikelidir gâyet.)

 

Anladı vefâtının yaklaşmış olduğunu.

Hazret-i Âişe’ye, irsâl etti oğlunu.

 

Abdullah gitti hemen, onun evine kadar.

Dedi ki: (Pederimin, size bir ricâsı var.

 

Diyor ki: Âhirete göç edersek eğer biz,

Ravda’ya defnim için, izin verir misiniz?)

 

O bunu işitince, üzüldü, çok ağladı.

Dedi: (Ömer, babamdan bize bir yâdigârdı.

 

O yeri, kendim için düşünüyordum, fakat,

Mâdem ki o istiyor, ederim muvâfakat.)

 

Abdullah, bu cevâbı alarak geldi yine,

Nakletti aynısını, mübârek pederine.

 

İzin verdiği için, sevindi o da gâyet.

Bu sefer, şu şekilde etti ona vasiyyet:

 

(Ölürsem, bir daha git evine Âişe’nin.

Bir daha izin iste, Ravda’ya defnim için.

 

Belki benden utanıp, eylemiştir müsâde.

Sonra vazgeçebilir, şimdi evet dese de.)

 

Çıkmasına, az vakit kalmıştı ki namâzın,

Doğruldu yatağından abdest için ansızın.

 

Lâkin o hareketle, söküldü dikişleri.

Eshâb, haber alarak, girdiler hep içeri.

 

Buyurdu: (Hakkınızı helâl edin cümleniz.

Zîrâ mahşere kaldı, bir daha görüşmemiz.)

 

Kelime-i şehâdet getirdi son bir daha.

Rûhunu teslim edip, vâsıl oldu Allaha.

 

Vasiyyet mûcibince, Abdullah gitti hemen,

Yine izin istedi, Hazret-i Âişe’den.

 

O, ağlayıp dedi ki: (Yâ emîr-el mü'minîn!

Vefâtında bile sen, adlini terk etmedin.

 

Vermiş idim o yeri, sana ben daha önce,

Değişir mi karârım, şimdi vefât edince?)

 

Techîz ve tekfîn gibi hizmetleri gördüler.

Namâzını kılarak, Ravda’ya götürdüler.

 

Bir sahâbî, Ravda’ya yaklaşıp biraz daha,

Edeble arz eyledi, şunu Resûlullaha.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, getirdik Ömer’i biz.

Yanınıza defn için, var mıdır müsâdeniz?)

 

İşitti cümle eshâb, sesini Peygamberin,

Buyurdu: (Dostumuzu, yanımıza getirin!)

 

Sonra Ravda kapısı, açıldı birdenbire.

Onu defn eylediler, şimdi yattığı yere.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan