|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
ŞEHÎD
EDİLİŞİ
"Ömer
ibnil Hattâb"a, gelerek Kâ'b-ül Ahbâr,
Vefât edeceğini, haber verdi âşikâr.
Dedi ki: (Ey Halîfe, okumuştum Tevrât’ta.
Bil ki, senin üç günlük ömrün kaldı hayâtta.)
Buyurdu ki:
(Râzıyız Allahın takdîrine.
O nasıl yazdı ise, elbet gelir yerine.)
O günlerde
bir köle, “Ebû Lü’lü” adında,
Ömer ibnil Hattâb’ın, gelip durdu yanında.
“Fazla para istiyor”, diyerek kendisinden,
Şikâyette bulundu, ona efendisinden.
O, ne istediğini, sordu efendisinin.
Dedi ki: (İki dirhem istiyor her gün için.)
Sordu ona bu
sefer: (San'atın nedir?) diye,
O da, bir ikisini söyledi Halîfeye.
(Bu san'atlara göre, fazla değil bu para.)
Buyurup, kendisine, söyledi ki o ara:
(Bir de, yel
değirmeni yapmakmış senin işin.
Yapar mısın acabâ, bir tek de benim için?)
Dedi:
(Yapacağım ki, sana ben bir değirmen,
Bu, şarktan garba kadar, duyulacak her yerden.)
O zaman
eshâbına buyurdu ki Halîfe:
(Bu, beni öldürmeyi istiyor bu lâfiyle.)
Eshâbı
dediler ki: (Yâ emîr-el mü'minîn!
Öyleyse öldürelim, yeter ki siz emredin.)
Cevâben
buyurdu ki: (Buna, yok dinde cevâz.
Zîrâ öldürmedikçe, kimseye kısas olmaz.)
"Ebû Lü’lü"
kâfiri, o günden sonra, bizzât,
Onu öldürmek için, kolluyordu hep fırsat.
Bir sabah namâzını, kıldırırdı ki, birden,
Sapladı bıçağını, hem de altı yerinden.
Ayrıca on kişi de, o gün yaralandılar,
Dokuzu, bu sebeple, sonra şehîd oldular.
Hâtırladı Halîfe, “Kâ’b”ın o dediğini.
Dedi: (Hakkın takdîri, bugün buldu
yerini.)
Sahâbe-i
kirâmı, toplayıp daha sonra,
Yaralı vaziyette, suâl etti onlara:
Buyurdu:
(Ey insanlar, beni öldürsün diye,
Siz mi emir verdiniz, yoksa Ebû Lü’lü’ye?)
Onlar: (Hâşâ,
böyle şey aslâ yoktur) diyerek,
Onu te'mîn ettiler, hepsi yemîn ederek.
O zaman buyurdu ki: (Hamd olsun
Rabbimize.
Olmadım bu ümmetin katlettiği bir kimse.
Bir yehûdî elinde şehîd oldum)
diyerek,
Hamdeyledi Allaha, fazla üzülmeyerek.
Sonunda şehîd oldu, aldığı o yaradan,
Bize, şefâatini nasîb etsin Yaradan.
|