ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

HİZMETÇİSİ BÖYLE OLURSA

 

"Ömer ibnil Hattâb"ın, bir hizmetçisi vardı.

Bir gün, Resûlullahın huzûrlarına vardı.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, bir acâyip hâdise,

Oldu ki, geldim onu, haber vereyim size.

 

Ben, efendim Ömer'in evinde bulunurken,

Biraz ekmek pişirmek istedim sabah erken.

 

Lâkin odun yok idi, hurmalığa koşturdum.

Biraz odun toplayıp, bir yığın oluşturdum.

 

Götürmeye, tâkatim yetişmedi hiç fakat.

O sırada gördüm ki, geliyor atlı bir zât.

 

Çok nûrânî biriydi, yaklaşıp bana derhâl,

(Resûlullah nasıldır?) diyerek etti suâl.

 

Dedim ki: (Pek iyidir, bize cennet müjdeler.

Cehennemden korkutup, günâhlardan men eder.)

 

Dedi ki: (Eğer bugün, varırsan huzûruna,

Sen, benim tarafımdan, şunları söyle ona.

 

De ki: Cennet meleği, "Rıdvân" selâm ediyor.

"Onun nübüvvetine, çok sevindim ben" diyor.

 

Yârın onun ümmeti, üç kısım olacaktır.

Bir kısmı, hiç "hesâpsız" cennete konacaktır.

 

Bir kısmının hesâbı, geçer kolay ve âsân.

Onlar dahî Cennete girerler hep o zaman.

 

Ümmetinden vardır ki, çok "âsî olanlar" da,

Senin şefâatinle, kurtulurlar onlar da.

 

Ümit ediyorum ki, yâni Resûlullahın,

Ümmetinden hiç kimse, hiç zâyi olmaz yârın.)

 

Resûlullah bunları, duyunca hizmetçiden,

Çok sevinip, başını secdeye koydu hemen.

 

Sonra da buyurdu ki: (Hamd olsun Rabbimize.

Rıdvân'ın dili ile, müjdeler verdi bize.)

 

Hizmetçi devâm edip, dedi: (Yâ Resûlallah!

Daha garip hâdise oldu hattâ bu sabah.

 

Ben, o "odun dengi"ni kaldırmak arzû ettim.

Fakat çok ağır idi, tâkat getiremedim.

 

O zaman baktı Rıdvân bir bana, bir oduna,

(Götüremiyor musun?) diyerek sordu bana.

 

(Evet, çok ağır oldu) deyince ben cevâben,

Kamçısıyla bir "Taş"a, işâret etti hemen.

 

O, bu emri verince, "Taş" oynadı yerinden.

Adam gibi koşarak, yanıma geldi hemen.

 

Odunları yüklenip, yürüdü ileriye.

Az sonra bir de baktım, dönüp geldi geriye.

 

Ben oradan ayrılıp, evime vardığımda,

Gördüm o odunları, kapının kenarında.)

 

Bu husûsta âlimler buyuruyor ki: (Bakın!

Böyledir hizmetçisi, işte İbni Hattâb'ın.

 

Böyle üstün olursa hizmetçisi velhâsıl,

Onun Efendisini düşünün bir de asıl.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan