ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

EY TOPRAK, SÂKİN OL!

 

Bir gün "Hazret-i Ömer", bulunurken minberde,

Bir zelzele olmuştu, âniden Medîne’de.

 

Derhâl tövbe ederek, iniverdi minberden.

Kamçısını, şiddetle toprağa vurdu hemen.

 

Buyurdu ki: (Ey zemin, sallanıyorsun, fakat,

Biz istiğfâr eyledik, sen de ol sâkin, râhat.

 

Yoksa, sana bir kamçı vururum ki şu anda,

Tâ kıyâmete kadar, söylenir bu dünyâda.)

 

Vaktâ ki Ömer Fârûk, yere böyle buyurdu.

Zelzele de, o anda sâkin oldu ve durdu.

 

Hattâ Hazret-i Ömer, hayâtta oldukça hem,

Medîne’de, bir daha olmadı öyle deprem.

 

Sonra halkı toplayıp, buyurdu: (Ey cemâat!

Ben, Resûl-i ekremden işitmiştim ki bizzât,

 

Depreme sebep olan, iki mühim şey vardır.

Bunlardan biri “Zulüm”, ikincisi “Zinâ”dır.

 

Âşikâre olursa eğer zulüm ve zinâ,

Yer, tâkat getiremez yapılan bu isyâna.

 

Allahü teâlâya, yalvarır bu sebeple.

Ağlar, inler, sallanır, böyle olur zelzele.

 

Şimdi ben tövbe ettim, siz de edin istiğfâr.)

Cemâat tövbe edip, gözyaşı akıttılar.

 

“Hava” da mutî idi, emrine bu büyüğün. 

Şöyle ki, Medîne’de, halîfe iken birgün,

 

Nihâvend diyârına göndermişti bir ordu.

Bir dağın eteğinde, erler dinleniyordu.

 

İstirâhat ederken, dağın bir tarafında,

Kâfirler pusu kurdu, dağın öbür yanında.

 

"Hazret-i Sâriye"ydi, o orduda kumandân.

Ve lâkin onun dahî, haberi yoktu bundan.

 

O sırada Halîfe, üç günlük mesâfede,

Hutbe okuyor idi, cumâ vakti minberde.

 

O anda, kalb gözüyle görüp bu hâdiseyi,

Bağırıp îkâz etti, Hazret-i Sâriye’yi.

 

Seslendi: (Yâ Sâriye, dikkat et, dağa! dağa!)

Ânında ulaştırdı, bu sesi ona hava.

 

“Rüzgâr”, emrinde idi Süleymân Peygamberin.

Boyun eğdi emrine, hem Hazret-i Ömer’in.

 

Yemen yolu üstünde, ayrıca o devirde,

“Çâh-ı Aden” denilen, bir kuyu vardı bir de.

 

Bu kuyunun içinde, devâmlı “Ateş” vardı.

Ve onun üzerinden, kim geçseydi, yanardı.

 

Ömer ibni Hattâb’a, verdiler bunu haber.

O kuyunun başına, gelip durdu bu sefer.

 

Dedi: (Benim kamçımdan ne için korkmuyorsun?

Ümmet-i Muhammedi, hep yakıp duruyorsun.)

 

Ateş, tam o sırada, gâib oldu ortadan.

Kıyâmete kadar da, çıkmaz artık oradan.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan