ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

O, İSLÂMIN NÛRUDUR

 

"Hazret-i Hüseyin"le, bir gün "Hazret-i Hasan",

Ziyârete gittiler Halîfeyi bir zaman.

 

Resûl'ün torunları, girince içeriye,
Önce selâm vererek, oturdular bir yere.

 


Lâkin alamadılar o selâma bir cevap.

Zîrâ meşgûliyetten, duymadı "İbni Hattâb".

 

İşini bitirince, farketti çocukları.

Ve yanına çağırdı hemencecik onları.

 

Lâkin bu hâdiseye, çok üzülmüştü gençler.

(Size selâm vermiştik!) diye sitem ettiler.

 

Duyunca, çok üzüldü buna halîfe dahî.

Buyurdu: (Çok meşgûldüm, işitmedim vallahi.)

 

Ve kalkıp, yanlarına kendi gitti bu sefer.

Onlar dahî kalkarak, çok saygı gösterdiler.

 

Halîfe, çocukların aldı gönüllerini.

Hazîne memuruna, verdi hemen emrini.

 

Dedi: (İki elbise, al getir hazîneden.

Sonra bu çocuklara, onları giydir hemen.)

 

Yeni elbiseleri, giyinip o çocuklar,

Derhâl babalarının huzûruna koştular.

 

Dediler: (Babacığım, halîfe Ömer, bize,

Hazîneyi açtırıp, verdi birer elbise.)

 

Hazret-i Alî dahî, buna çok memnûn oldu.

Dedi ki: (Resûlullah bir gün şöyle buyurdu:

 

“Ömer, hayâtta iken, hem nûrudur islâmın.

Hem de cennet ehlinin, ışığıdır o yârın.”)

 

Çocuklar, Halîfeye, verdiler bunu haber.

Duyunca, çok sevindi buna Hazret-i Ömer.

 

İhsânından dolayı, hamdeyledi Allaha.

Ve (Kâğıt kalem getir!) buyurdu Abdullah’a.

 

Oğlu kâğıt ve kalem getirip edince arz,

Buyurdu ki: (Ey oğlum, üzerine şöyle yaz:

 

Resûl'ün torunları, Hüseyin ile Hasan,

Şöyle söylediler ki, duyup babalarından,

 

Bir gün şöyle buyurdu o Sevgili Peygamber:

“Cennetin ışığı ve islâma nûrdur Ömer.”)

 

Abdullah, bu yazıyı verince yazıp ona,

Halîfe çok sevinip, buyurdu ki oğluna:

 

(Ey oğlum, bu yazıyı, iyi muhâfaza et.

Ve ne zaman dünyâdan göç edersem ben şâyet,

 

Bunu al, kefenimin arasına iliştir.

Zor durumda kalırsam, imdâdıma yetişir.)

 

Abdullah anlatır ki: Babam göçtü dünyâdan.

Bir yıl sonra, babamı, rüyâda gördüm bir an.

 

Buyurdu: (Bir senedir, hesâb olunuyordum.

Hesâptan, ancak şimdi halâs olup, kurtuldum.)

 

(Nasıl kurtuldun?) diye, suâl ettim babama.

Buyurdu ki: (O yazı, yetişti imdâdıma.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan