|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
ESHÂB ÎSÂR
EDERDİ
Bir gün "Hazret-i
Ömer", bir kesenin içine,
Bir miktâr para koyup, verdi hizmetçisine.
Buyurdu: (Bu kesede, para var dörtyüz
dînâr.
Bunu al, Ubeyde bin Cerrâh’ın evine var.
De ki: Size gönderdi, Ömer bu dînârları.
Bak ki Ebû Ubeyde, ne yapacak onları?)
Köle, aldı keseyi, vardı onun evine.
Para dolu keseyi, arz etti kendisine.
Dedi ki: (Halîfemiz, size bu dînârları,
Hediye göndermiştir, kabûl edin bunları.)
O da aldı
keseyi teşekkür eyleyerek.
Dağıttı tamâmını, fukarâya tek be tek.
O bunları görünce, geriye geldi hemen.
Bildirdi Halîfeye, gördüğü şeyi aynen.
Bundan, çok memnûn oldu Halîfe hazretleri.
Para ile doldurup, ikinci bir keseyi,
Onu da,
hizmetçiye teslim edip bu sefer,
Dedi: (Götür bunu da, Muâz bin Cebele
ver.
Lâkin hemen dönmeyip, yanında bekle biraz.
Bak ki, bu paraları, ne yapar acep Muâz?)
Hizmetçi, onu
dahî verdi o sahâbîye.
Arz etti: (Halîfenin hediyesidir) diye.
O dahî, (Allah ondan râzı olsun) diyerek,
Dağıttı herbirini, fukarâya tek be tek.
Hizmetçi, oradan da, yine döndü geriye.
Ve yine gördüğünü, anlattı Halîfeye.
Halîfe, hizmetçiye buyurdu ki bu sefer:
(Bak, eshâb birbirini, ne kadar çok
severler.
Kendi ihtiyâçları var iken, onlar yine,
Seve seve verirler, daha fakîrlerine.)
Yine Hazret-i
Ömer, gezerken şehri gece,
Bir evden "sesler" duyup, şüphelendi iyice.
Evin damına çıkıp, içeri girdi hemen.
Bir adamla kadını, gördü içki içerken.
Dedi ki: (Sen Allahtan, hiç utanmıyor
musun?
Burada içki
içip, günâha giriyorsun!)
Adam cevap
verdi ki: Beni dinle sen ilkin.
Ben bir günâh yaptıysam, sen dört günâh işledin.
Hak teâlâ Kur’ânda: (Eve, kapılarından,
Giriniz!) buyuruyor, sense girdin damından.
Yine buyuruyor ki: (Gayrinin evine, siz,
Müsâde isteyerek, selâm verip giriniz!)
Sen, bu emre
uymayıp, girdin izin almadan.
Selâm dahî vermedin ayrıca girdiğin an.
Yine buyuruyor ki: (Kimsenin kusûrunu,
Hiç araştırmayınız!) sen ise yaptın bunu.
Halîfe, bu
sözleri, doğru ve hak bularak,
Bir köle âzâd etti, keffâreti olarak.
|