ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

MÜSLÜMÂNIN ÜÇ HASLETİ

 

Bir gün "Hazret-i Ömer", halîfe iken, yine,

Yeni, temiz elbise giyinip üzerine,

 

Cumâ namâzı için, câmiye gidiyordu.

Lâkin yolda giderken, üzücü bir şey oldu.

 

Şöyle ki, üzerine, bir damın oluğundan,

“Kanlı su” döküldü ve üzüldü gâyet bundan.

 

Sonra, "başkasına da zarar verir" diyerek,

Kaldırttı o oluğu, derhâl emir vererek.

 

Lâkin o ev, "Hazret-i Abbâs"ın idi bizzât.

Kendi de, dam üstünde bulunurdu o sâat.

 

Yıkayıp, yaralanmış bir kedi yavrusunu,

Dökmüştü o oluğa, onun "kanlı suyu"nu.

 

Halîfe, üzerini değiştirerek yine,

Geldi Resûlullahın amcasının evine.

 

O yağmur oluğunu, kaldırtmış olduğundan,

Sebebini söyleyip, özür diledi ondan.

 

Lâkin Hazret-i Abbâs, arz etti ki: (Yâ Ömer!

Onu, bizzât oraya, koymuş idi Peygamber.)

 

O böyle söyleyince, Halîfe üzüldü pek,

Başladı ağlamaya, (Ben ne yaptım!) diyerek.

 

Bu pişmânlık içinde, ricâ etti: (Yâ Abbâs!

Öyle ise gel şimdi, sen benim sırtıma bas.

 

O yağmur oluğunu, eskisi gibi yine,

Elin ile yerleştir, tekrâr eski yerine.)

 

O dahî (Peki!) deyip, hiç vakit geçirmeden,

O oluğu, yerine yerleştirdiler hemen.

 

Biri dahî Resûl'den, nasîhat isteyince,

Ona buyurdular ki: (Sinirlenme hemence.

 

En iyiniz, geç kızıp ve çabuk barışandır.

En kötünüz, tez kızıp, çabuk barışmayandır.

 

Bir kimse, Allah için yenerse gazabını,

Kaldırır Allah dahî, o kuldan azâbını.)

 

Eğer bir müslümânda, var ise şu üç haslet,

Hak teâlâ o kula, acır, eder merhamet.

 

Biri, “Nîmete şükür”, biri de, “Affetmek”tir.

Üçüncüsü, kızınca, “Öfkesini yenmek”tir.

 

Bir kimse kızdığında, davranırsa yumuşak,

Kalbini, "îmân" ile doldurur cenâb-ı Hak.

 

Bir kul da, kızdığında, gizlerse gadabını,

Allah da gizler onun, mahşerde günâhını.

 

Bir gün "Hazret-i Ömer", Resûl'ün huzûruna,

Varıp, ricâ etti ki: (Bir amel söyle bana.

 

Öyle ki, kolay olsun işlemek o ameli.

Hem de bana mahşerde, olsun çok fâideli.)

 

Buyurdu: (Örtücü ol aybını insanların.

Şeref ve nâmûsunu, koru müslümânların.

 

Eğer böyle edersen, mahşerde de muhakkak,

Senin kusûrlarını, affeder cenâb-ı Hak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan