|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
YÂ ÖMER,
ÖLÜM VAR!
Nasîhatı
şudur ki, bir islâm âliminin:
(Kâmil olması için, îmânı bir
mü'minin,
Rabbe karşı,
korku ve ümitte, o müslümân,
Eşit olmak lâzımdır, ne fazla, ne de noksan.)
Büyüklerden
biri de, diyor ki bu konuda:
(Müsâvî olmalıdır, ümit ile korkuda.)
Hazret-i Ömer
dahî, diyor ki: (cenâb-ı Hak,
Buyursa, “Cehenneme, bir kişi konulacak!”
Günâhıma
bakarak, “O, belki benim” derim.
Rabbimin azâbından, olamam aslâ emîn.
Ve yine Hak teâlâ, buyursa ki şöylece:
“Cennete, bir tek kişi girecektir
sâdece!”
“O kişi belki
benim”, diye ümit ederim.
Rabbimin, sonsuz olan fadlına güvenirim.)
İslâm
âlimlerinden, bir büyük velî zât da,
Bu husûsta, şu beyti yazıyor bir kitapta:
"Benden ümit
kesmeyin", buyurursun ey Rabbim!
Günâhım çok olsa da, hiç ümit keser miyim?
Korkmak lâzım
ise de Allahın azâbından,
Ümit de kesmemeli o sonsuz ihsânından.
Gençlikte, daha fazla Allahtan korkmalıdır.
Yaşlılıkta, ümîdi daha çok olmalıdır.
İslâm âlimlerimiz, ediyor ki nasîhat:
(Hâtırda tutmalıdır, kul, ölümü her sâat.)
Yine
buyuruyor ki, Peygamber Efendimiz:
(Lezzetleri yıkanı, çok fazla
yâdediniz!)
Eshâb suâl
etti ki Resûl-i müctebâya:
(Lezzetleri yok eden o şey nedir acabâ?)
Peygamber
Efendimiz, buyurdu ki: (Ölümdür!
O, bütün lezzetleri temelinden
götürür.)
Yine
Peygamberimiz, bir hadîs-i şerîfte,
Buyurdu: (İki vâiz bırakıyorum size.
Bir tânesi konuşur, biri susar her zaman.
Konuşanı, “Kur’ân”dır ve “Ölüm”dür hep susan.)
İşte Ömer bin
Hattâb, Hazret-i Peygamberin,
Hadîste buyurduğu, “Ölümü çok yâd
edin!”
Emrine
gösterdiği büyük ehemmiyyetle,
Hâtırlatması için, adam tuttu ücretle.
Buyurdu ki: (Ölümü, hâtırlat her gün bana!
Bu iş için, şu kadar ücret vereyim sana.)
O kişi hergün
gelir, (Ölüm var, ölüm!) derdi.
O günkü ücretini, alıp geri giderdi.
Yine bir gün gelerek: (Öleceksin yâ Ömer!)
Deyince, buyurdu ki: (Söyleme artık, yeter.
Lüzûm yok bana artık, bunu hâtırlatmana.
Sakalıma ak düşmüş, o söyler zîrâ bana.
Saç, sakal ağarması, "ölüm"ü haber verir.
Baktıkça hâtırlarım, gözümün önündedir.)
|