ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

YÂ ÖMER, ÖLÜM VAR!

 

Nasîhatı şudur ki, bir islâm âliminin:

(Kâmil olması için, îmânı bir mü'minin, 

 

Rabbe karşı, korku ve ümitte, o müslümân,

Eşit olmak lâzımdır, ne fazla, ne de noksan.)

 

Büyüklerden biri de, diyor ki bu konuda:

(Müsâvî olmalıdır, ümit ile korkuda.)

 

Hazret-i Ömer dahî, diyor ki: (cenâb-ı Hak,

Buyursa, “Cehenneme, bir kişi konulacak!”

 

Günâhıma bakarak, “O, belki benim” derim.

Rabbimin azâbından, olamam aslâ emîn.

 

Ve yine Hak teâlâ, buyursa ki şöylece:

“Cennete, bir tek kişi girecektir sâdece!”

 

“O kişi belki benim”, diye ümit ederim.

Rabbimin, sonsuz olan fadlına güvenirim.)

 

İslâm âlimlerinden, bir büyük velî zât da,

Bu husûsta, şu beyti yazıyor bir kitapta:

 

"Benden ümit kesmeyin", buyurursun ey Rabbim!

Günâhım çok olsa da, hiç ümit keser miyim?

 

Korkmak lâzım ise de Allahın azâbından,

Ümit de kesmemeli o sonsuz ihsânından.

 

Gençlikte, daha fazla Allahtan korkmalıdır.

Yaşlılıkta, ümîdi daha çok olmalıdır.

 

İslâm âlimlerimiz, ediyor ki nasîhat:

(Hâtırda tutmalıdır, kul, ölümü her sâat.)

 

Yine buyuruyor ki, Peygamber Efendimiz:

(Lezzetleri yıkanı, çok fazla yâdediniz!)

 

Eshâb suâl etti ki Resûl-i müctebâya:

(Lezzetleri yok eden o şey nedir acabâ?)

 

Peygamber Efendimiz, buyurdu ki: (Ölümdür!

O, bütün lezzetleri temelinden götürür.)

 

Yine Peygamberimiz, bir hadîs-i şerîfte,

Buyurdu: (İki vâiz bırakıyorum size.

 

Bir tânesi konuşur, biri susar her zaman.

Konuşanı, “Kur’ân”dır ve “Ölüm”dür hep susan.)

 

İşte Ömer bin Hattâb, Hazret-i Peygamberin,

Hadîste buyurduğu, “Ölümü çok yâd edin!”

 

Emrine gösterdiği büyük ehemmiyyetle,

Hâtırlatması için, adam tuttu ücretle.

 

Buyurdu ki: (Ölümü, hâtırlat her gün bana!

Bu iş için, şu kadar ücret vereyim sana.)

 

O kişi hergün gelir, (Ölüm var, ölüm!) derdi.

O günkü ücretini, alıp geri giderdi.

 

Yine bir gün gelerek: (Öleceksin yâ Ömer!)

Deyince, buyurdu ki: (Söyleme artık, yeter.

 

Lüzûm yok bana artık, bunu hâtırlatmana.

Sakalıma ak düşmüş, o söyler zîrâ bana.

 

Saç, sakal ağarması, "ölüm"ü haber verir.

Baktıkça hâtırlarım, gözümün önündedir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan