|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
BİR
TAKVÂ ÖRNEĞİ
"Ömer
ibnil Hattâb"ı, bir genç çok seviyordu.
Beş vakit namâzını, ardında kılıyordu.
Lâkin bir “kötü kadın” vardı ki, çok yılışık,
O günlerde, bu genci gördü ve oldu âşık.
Gence haber gönderip, dâvet etti yanına.
Lâkin genç, hiç iltifât etmedi o kadına.
Sevdiremeyince de kadın ona kendini,
Bir
“kocakarı” bulup, anlattı bu derdini.
Kocakarı dedi
ki: (Gel, içeri geç hele.
Seni
buluşturayım, bu akşam ben o gençle.)
Genç, yatsı
namâzını kılmış, eve dönerken,
Bağırmaya başladı, kocakarı o evden.
Dedi: (Ey genç, elimden kaçırdım bir
koyunu.
ardım et de, birlikte yakalayalım onu!)
Genç bu söze
aldanıp, bahçeye girdi o an.
O kadın da kapıyı, kilitledi arkadan.
Genci kuvvetle tutup, dedi ki: (Beni
dinle!
Günlerdir yanıyorum, bil ki senin sevginle.
Sana kavuşmak için, çırpınıp dururum hep.
Sen ise, hiç yüzüme bakmazsın, neden acep?)
Lâkin yine
bakmadı kadına bu genç yiğit.
Bu sefer kadın onu, eyledi şöyle tehdît:
(Bağırırım,
cümle halk, toplanır etrâfına.
Rezîl rüsvây olursun, bir mahalle halkına.)
Genç dedi:
(Âhirette, rezîl olmaktan ise,
Bu dünyâda olayım, bu, daha kolay bize.)
Baktı ki
olmayacak, feryât etti o derhâl.
Halk oraya toplanıp, sordular ki: (Ne bu hâl?)
Dedi ki:
(Ben evimde, yatacak idim ki tam,
Tecâvüze yeltendi, eve girip bu adam.)
İnsanlar
genci dövüp, başını da yardılar.
Ve Hazret-i Ömer’in yanına çıkardılar.
O kadın da, halk ile gelmiş, hep ağlıyordu.
Öyle ki, feryâtları, ayyûka çıkıyordu.
Halîfe genci görüp, buyurdu ki: (Evlâdım!
Korkma, söyle doğruyu, var sana îtimâdım.)
Genç,
başından geçeni, ona arz eyleyince,
Halîfe, hakîkate vâkıf oldu hemence.
Anladı bu yapılan hîle ve iftirâyı.
Sordu ki:
(Tanır mısın, sen o kocakarıyı?)
Genç,
(Tanırım) deyince, emretti ki bu kere:
(Bütün yaşlı kadınlar, getirilsin bu yere!)
Geçti gencin
önünden her biri, birer birer.
Genç, onu teşhîs edip, ânında verdi haber.
Kocakarı,
suçunu îtirâf etti hemen.
Halîfe râhatlayıp, kalktı derhâl yerinden.
Varıp, çözdü o gencin ellerinin bağını.
Takdîr etti, günâhtan böyle çok kaçtığını.
|