|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
NİL
AKMAYA BAŞLADI
Hazret-i "Ömer
Fârûk", bir ordu tertîb etti.
Mısır’a göndererek, bu ülkeyi fethetti.
Kumandân olduğundan, “Amr bin Âs” da o sıra,
Vâli tâyin eyledi kendisini Mısır’a.
Birkaç ay geçmişti ki, Mısır’da bir kısım halk,
Vâlinin huzûruna geldiler toplanarak.
Dediler ki: (Ey vâli, Mısır’da, Nil nehrinin,
Bir "âdet"i vardır ki, herkes bundan tedirgin.
Zîrâ bu yapılmazsa, Nil’in suyu hiç akmaz.
Geldik ki, bu husûsu eyliyelim size arz.)
Hayret
içerisinde kalarak hemen vâli,
Dedi:
(Nedir o âdet, söyleyin ey ahâlî!)
Dediler:
(Senede bir, filân ayda, muhakkak,
Anne ve babasının rızâsını alarak,
Süsler, nehre
atarız, bir tek “Kız çocuğu”nu.
O zaman su yükselir, biz yaparız hep bunu.
Eğer böyle yapmazsak, Nil’in suyu kesilir.
Mısır halkı, bu yüzden gâyet müteessirdir.)
Halkın
şikâyetini dinleyen Amr ibni Âs,
Dedi:
(Bu, çirkin iştir, böyle âdet yapılmaz.)
Lâkin bir
müddet sonra, kesilince yine su,
Gelip haber verdiler, vâliye bu husûsu.
Dediler: (Su kesildi, yine oldu
kuraklık.
Halk, başka diyârlara göçüyor şimdi artık.)
Bu sefer,
kâğıt kalem alarak hemen vâli,
Ömer ibnil
Hattâb’a, bildirdi işbu hâli.
Yazdı ki: (Ey Halîfe, durum bundan ibâret.
Ben izin vermeyince, yapılmadı o âdet.
Lâkin yine kesildi bu ara suyu nehrin.
Ne yapmamız gerekir, bize bir yol gösterin.)
Hazret-i Ömer
dahî, okuyup bu mektûbu,
Cevâbında yazdı ki: (Kötü bir âdettir
bu.
Gâyet iyi yapmışsın izin vermediğine.
Bir kâğıt koyuyorum bu mektûbun içine.
Mısır’ın Nil nehrine, bir yazı yazdım bizzât.
Eline geçtiğinde, o kâğıdı suya at.)
Halîfenin
mektûbu ulaşınca vâliye,
Açtı bir merak ile, “Acep ne yazmış?” diye.
O kâğıdı çıkarıp, baktı ki hakîkaten,
Şöyle bir mektup yazmış, Nil nehrine hitâben:
(Ömer ibnil
Hattâb’tan, Mısır’ın Nil nehrine!
Vâkıf oldum suyunun, yine kesildiğine.
Ey Nil, akıyordunsa eğer kendiliğinden,
Akma bundan sonra da, su istiyen yok senden.
Yok eğer Hak teâlâ akıtmaktaysa seni,
Biz O’ndan istiyoruz suyun yükselmesini.)
Kâğıdı, vâli
gidip, atar atmaz o nehre.
Su aktı, hem bir daha kesilmemek üzere.
|