ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

ÇOCUK YİYEN EJDERHÂ

 

Bahreyn vilâyetinde, vardı ki bir “ejderhâ”,

Ortaya çıkıyordu, o, her sene bir defâ.

 

Ve doğruca, Câbilka şehrine gidiyordu.

Her gidişte, bir “erkek çocuğu”nu yiyordu.

 

Bir çocuk veriyordu, her sene bir âile.

Halk, büyük bir sıkıntı içindeydi hâliyle.

 

"Çocuk verme" işini, sıraya koymuşlardı.

Fakîr bir adamın da, bir tâne oğlu vardı.

 

O yıl, ona gelmişti bu sıra en nihâyet.

Fakîr, bunu düşünüp, üzülüyordu gâyet.

 

Çâresizlik içinde, giderek Medîne’ye,

Çok üzgün olduğunu, arz etti Halîfeye.

 

Dedi: (Ey yeryüzünün, biricik halîfesi!

Revâ mı halkınızın böyle çile çekmesi?

 

Halk, ızdırâb içinde bizim diyârımızda.

Buna çâre bulacak kimse yok aramızda.

 

Mâdem ki bu zamanda, halîfemiz sizsiniz,

Öyleyse derdimizi, siz halletmelisiniz.)

 

Ömer ibnil Hattâb’a, söyleyince o böyle,

Buyurdu ki: (Ey kişi, derdiniz nedir, söyle.

 

Söyle ki, çâresini bulalım derdinizin.

Elbette ben mes'ûlüm her derdinizden sizin.)

 

Dedi ki: (Geliyorum, ben Câbilka şehrinden.

Halkımız bîzâr oldu, bir "ejderhâ" şerrinden.

 

Zîrâ o, senede bir, şehrimize geliyor.

Bir "erkek çocuğu"nu yiyip, geri dönüyor.

 

Bu sene sıra bizde, oğlumu vereceğim.

Ben bunu düşündükçe, kavruluyor ciğerim.

 

Yâ emîrel mü'minîn, bu iş nasıl olacak?

Bu derdin çâresini, siz bulursunuz ancak.)

 

Çok üzüldü Halîfe, onun bu sözlerine.

Hemence bir kâğıtla, kalem aldı eline.

 

Yazdı ki: (Ey ejderhâ, öğrendim haberini.

Bu günden îtibâren, terk et o âdetini.

 

Bundan sonra, o şehre gitmiyesin sakın hâ!

Erkek çocuklarını, yemiyesin bir daha.

 

Böyle iş yaptığını işitirsem yine ben,

Bil ki, gelir, ateşte yakarım seni hemen!)

 

Kâğıdı ona verip, buyurdu ki hem yine:

(Koy bunu, o hayvanın yolunun üzerine.)

 

Kâğıdı, ejderhânın yoluna bıraktılar.

Ve “Ne olacak?” diye, hayli meraklandılar.

 

Az sonra o ejderhâ, gelip onu görünce,

Durdu ve hürmet ile, kaldırdı onu önce.

 

Öpüp, koydu başına edeb ile o emri.

Mahcûb bir vaziyette, oradan döndü geri.

 

O günden îtibâren, çocuk yiyen ejderhâ,

Bu Câbilka şehrine uğramadı bir daha.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan