|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
RÜYÂ GÖREN VAR MI?
Fahr-i âlem,
kıldırıp, bir sabah namâzını,
Verdi hemen
mihrâba, mübârek arkasını.
Sonra suâl etti ki, sahâbeye şöylece:
(Bir rüyâ
göreniniz, oldu mu hiç bu gece?)
Bir cevap
gelmeyince o ara sahâbeden,
Buyurdu ki:
(Garip bir rüyâ gördüm gece ben.
Şöyle ki, bir Cennete girmiş, geziniyordum.
Etrâfıma
bakarken, çok yüksek bir “Köşk” gördüm.
Ben bu köşkü görünce, düşündüm ki, “Kim bilir,
Bu köşk,
Peygamberlerden, acep hangisinindir?”
Ben böyle
düşünürken, bir meleği farkettim.
(Bu, kime
âit?) diye, yaklaşıp suâl ettim.
Dedi: (Bunun sâhibi, değildir bir
Peygamber,
Arap
oğullarından bir kimsedir mûteber.)
Sonra devâm
ederek, dedi: (Bunun sâhibi,
Ümmet-i
Muhammed’den şerefli bir sahâbî.)
Dedim:
(Peygamberiyim, işte ben bu ümmetin.
O eshâbım kim
ise, bana da haber verin.)
Dedi:
(Dost seçmiştin ya, dört kişiyi eshâbdan,
Ömer ibnil
Hattâb'dır işte bu, o dört zâttan.)
Hûrilerle
doluydu o köşkün içerisi.
Birer "yıldız"
misâli, parlardı her birisi.
Yâ Ömer, sana mahsûs biri vardı ki hele,
O "hûri"yi
vasfetmek, mümkün değil dil ile.
Ve senin gayretinden, yüzüne bakamadım.
O sırada
uyanıp, gece namâza kalktım.)
Bunu,
Resûlullahtan duyunca İbni Hattâb,
Utandı,
mahcûb oldu ve şöyle verdi cevap:
(O köşk de,
sâhibi de, fedâ olsunlar sana.
Bizler, senin
sâyende kavuştuk her ihsâna.)
Resûl'ün
rüyâsını dinleyen sahâbîler,
Onun
üstünlüğünü, daha iyi bildiler.
Yine aynı şekilde, eshâba, Resûlullah,
Bir rüyâ
gördüğünü, haber verdi bir sabah.
Buyurdu ki: (Rüyâda, ümmetimi gördüm ben.
Her biri,
birer birer geçiyordu önümden.
Bir kısmının gömleği, dizinin altındaydı.
Kiminin tam
dizinde, kimi yukarıdaydı.
O sırada "Ömer"i gördüm, geçti yanımdan.
Yere
sürünüyordu gömleği uzunluktan.)
Eshâb suâl
etti ki Resûl-i kibriyâya:
(Nasıl mânâ
verdiniz acabâ bu rüyâya?)
Peygamber
Efendimiz, bu suâle cevâben,
Buyurdu ki:
(Din ile, tâbir ettim bunu ben.
Halîfelik zamanı, uzundur zîrâ onun.
Şark ve
garpta insanlar, eğerler ona boyun.
Onun halîfeliği zamanında hem yine,
Yayılır
islâmiyyet, dünyânın her yerine.)
|