ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

BÖYLE HÜKÜM VERİRİM

 

"Adâlet"in timsâli, Sıddîk’ın halîfesi.

İyilikler menbâı, feyiz nûr hazînesi.

 

Dokuzuncu dedesi, Kâ’b adlı bir kimsedir.

Soyu, "Resûlullah"la, bu kimsede birleşir.

 

Îmân etmesi ile, otuziki yaşında,

Mü'minlerin sayısı, “kırk”a çıktı o anda.

 

“Fârûk” lâkabı ile, şereflendi sonradan.

Nitekim bir hâdise, vukû buldu o zaman.

 

Şöyle ki, bir “yehûdî” ve bir “münâfık” kimse,

İhtilâfa düştüler bir husûsta nedense.

 

O zaman, münâfığa dedi ki o yehûdî:

(İstersen Muhammed’e, gidelim, yürü haydi!

 

Ona söyleyelim de, bu ihtilâfımızı,

Meseleyi o çözsün ve bulsun aramızı.)

 

Böylece, yehûdînin uyarak arzûsuna,

Geldiler Peygamber-i zîşân’ın huzûruna.

 

Meseleyi, ayniyle verince ona haber,

“Yehûdînin lehine”, hüküm verdi Peygamber.

 

Çıktılar daha sonra, Resûl'ün huzûrundan.

Lâkin o münâfığın, huzûru kaçtı bundan.

 

Dedi ki: (Bu olmadı, gel Ömer’e gidelim.

O nasıl hükmederse, onu kabûl edelim.)

 

Yehûdî, buna dahî râzı olup, bu sefer,

Ömer ibnil Hattâb’ın, hânesine gittiler.

 

Meseleyi anlatıp, beklerken ondan cevap,

Önce, bir suâl sordu onlara İbni Hattâb.

 

Buyurdu ki: (Var iken Peygamber Efendimiz,

Siz, ona gitmeyip de, niçin bana geldiniz?)

 

Yehûdî arz etti ki: (Biz buraya gelmeden,

Söylediğiniz zâta gittik daha evvelden.

 

Lâkin onun hükmünü, beğenmedi bu kişi.

Şimdi sana geldik ki, hâlledesin bu işi.)

 

O böyle söyleyince, celâllendi o ara.

Lâkin belli etmedi kızdığını onlara.

 

Sonra, o münâfığa sordu ki dönüp hemen:

(Resûl'e gittiğiniz, doğru mu hakîkaten?)

 

Münâfık, (Evet, doğru), diyerek edince arz.

Buyurdu: (Öyle ise, bekleyin beni biraz!)

 

İçeriye girerek, bir “Satır” aldı hemen.

Eteğinin altında, çıktı belli etmeden.

 

Onlar, merak içinde beklerken ondan cevap,

O satırı, hiddetle kaldırdı İbni Hattâb.

 

Büyük dehşet içinde bakarken bunlar ona,

İndirdi o satırı münâfığın boynuna.

 

Buyurdu: (Peygambere, inanmazsa bir kimse,

Böyle hüküm veririm, ibret olsun herkese.)

 

Cibrîl aleyhisselâm, Resûl'e geldi o an.

Dedi: (Ayırdı Ömer, hakkı bâtıl olandan.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan