ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR (Radıyallahü Anh)

HZ. EBÛ BEKR'İN VEFÂTI

 

Hazret-i "Ebû Bekir", göçünce bu dünyâdan,

Üzüntüye gark oldu, cümle eshâb o zaman.

 

Resûl'ün vefâtında olduğu gibi, yine,

Ağlama sesleriyle doldu bütün Medîne.

 

Bu haber erişince Aliyyül Mürtezâ’ya,

“İnnâ lillâh...” okuyup, başladı ağlamaya.

 

Techîz ve tekfînini, bizâtihî yaparak,

Şöyle hitâb eyledi, başında ağlayarak:

 

(Yâ Ebâ Bekr, kavuştun sen ebedî âleme.

Lâkin ayrılığınla, gark olduk biz eleme.

 

Sendin Resûlullahın, en yakın arkadaşı.

Sendin Onun mûnisi, müşâviri, sırdaşı.

 

Sen oldun o Resûl'ü ilk defâ tasdîk eden.

Sen oldun "ilk müslümân" olmakla şereflenen.

 

Herkesin îmânından, kuvvetliydi îmânın.

Sendin Resûlullaha, herkesten daha yakın.

 

Resûlullah, sana çok şefkatli davranırdı.

Hepimizden daha çok, seni azîz tutardı.

 

Hepimizin içinde, en fazla sen cömerttin.

Yaptığın hayırlarla, herkesten öne geçtin.

 

Her kimin derdi olsa, yetişirdin ânında.

Hicrette sen bulundun Peygamberin yanında.

 

İyilik ve ahlâkta ve vücût biçiminde,

Ona, en çok benzeyen, sendin eshâb içinde.

 

Söylerken herkes onun yalancı olduğunu,

Arslan gibi çıkarak, sen tasdîk ettin onu.

 

Herkes kötü söylerken Allahın Habîbine,

Sen ferahlatıyordun kalbini onun yine.

 

Herkes yalanlıyorken hem onun mîrâcını,

Yine sen tasdîk edip, aldın “Sıddîk” adını.

 

Öyle yakın idin ki Allahın Resûlü’ne,

Seni teşbîh ederdi, kulağıyla gözüne.

 

Herkes, Resûlullaha ederken muhâlefet,

Sen, mübârek kalbine verirdin yine kuvvet.

 

Bir arzûsu olsaydı, gelirdi önce sana.

Hep sen çâre bulurdun, cümle  sıkıntısına.

 

Dînin ağır yükünü, çekmekten biz âcizken,

Hepimizin yerine, bu yükü taşıdın sen.

 

Bil ki, çok acı oldu vefâtın yeryüzünde.

"Şefâat" bekliyoruz, senden mahşer gününde.

 

Resûl'ün vefâtından sonra, hiçbir sahâbî,

Görmedi böyle acı, senin vefâtın gibi.

 

Kavuştuğun nîmetler, sana âfiyet olsun.

Rabbimiz, bizi senin yolunda bulundursun.)

 

Bu sözleri söylerken Allah Arslanı Alî,

Ağlayarak dinledi, onu cümle sahâbî.

 

Konuşması bitince, hepsi tasdîk ettiler.

(Yâ Alî, dediklerin, hepsi doğru) dediler.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan