ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR (Radıyallahü Anh)

HİKMETİ NE İMİŞ?

 

Peygamber Efendimiz, hadîs-i şerîfinde,

Buyurdu ki: (Kıyâmet günü eriştiğinde,

 

Dirilmeleri için, tekrâr her bir ölünün,

Hazret-i "İsrâfil"e, emreder Allah o gün.

 

En büyük dört melekten birisi, bu melektir,

“Sûr”a üfürmek için, emir beklemektedir.

 

O, Sûr’a üfürünce, "rûhlar", onun içinden,

Çıkıp, bedenlerine girerler hepsi birden.

 

Parça parça olsa da bir beden o gün hattâ,

Bir parçası "şark"ta ve birisi olsa "garp"ta,

 

Hak teâlâ emriyle, rûh gelip bulur onu.

Ve şaşırmaz hiçbir rûh, bedeninin yolunu.

 

Rûhlar, tek tek çıksa da Sûr’a üfürülünce,

Sâdece "Ebû Bekr"in rûhu çıkmaz hemence.

 

O zaman, (Sûr içinde bir rûh kaldı) diyerek,

Hemen ikinci defâ, üfürür Sûr’a melek.

 

Yine de çıkmayınca, Hak teâlâ o sâat,

Şöyle hitâb buyurur o rûha kendi bizzât:

 

Ey mutmain olan nefs, sen Rab’den, Rabbin senden,

Râzı olduğu hâlde, çık, Rabbine dön hemen!

 

Gelince kendisine, bu hitâb-ı ilâhî,

O zaman Sûr içinden, çıkıverir o dahî.

 

O gün Arş-ı âlâya, üç adet kürsî gelir.

"Habîb", "Halîl" ve "Sıddîk" oraya getirilir.

 

Konulur o kürsîler, sağa, sola, ortaya.

Şöyle emir buyurur o zaman Hak teâlâ:

 

(Halîlim İbrâhîm’i, oturtun sağdakine.

Getirin Cenneti de, Arş’ın sağ cânibine.

 

Hem otursun Habîbim solda duran tahtında.

Tutun Cehennemi de, Arş’ın sol tarafında.)

 

Ortadaki kürsîye, oturur Ebû Bekir,

Bu hâl, melâikeye şaşkınlık, hayret verir.

 

Derler ki: (Ey Rabbimiz, bilmeyiz hikmetini.

Sen, Cennet tarafına gönderdin Halîlini.

 

Hâlbuki Habîbini, biz üstün bilirdik hep.

Onu, Nâr’ın yanına gönderdin, neden acep?)

 

Buyurur: (Halîlimdir "İbrâhîm" ey melekler!

Benim her isteğimi, o yapar, îfâ eder.

 

Ve lâkin Habîbimdir "Muhammed" tâ ezelden.

Onun her isteğini, yaparım elbette ben.

 

Arş’ın sağ tarafında bulunsun ki İbrâhîm,

Ümmet-i Muhammed’den, benim af ettiklerim,

 

Cennete girerlerken her biri birer birer,

Halîlim İbrâhîm’i, görüp öyle gireler.

 

Habîbim bulunsun ki Cehennemin yanında,

Ateşe girenleri görür görmez, ânında,

 

Tutarak, Cehennemden kurtarsın onu hemen.

Orada durmasının hikmeti budur zâten.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan