ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR (Radıyallahü Anh)

NAZAR DEĞMESİ HAKTIR

 

Emretti Hak teâlâ hem Cibrîl-i emîne,

Ki, “En'âm sûresi”ni, indirsin Habîbine.

 

Yetmiş bin melek ile, indi yere Cebrâil.

Resûl'ün huzûruna, bir anda oldu dâhil.

 

Sûreyi, Rabbimizden aldığı gibi yine,

Okudu âyet âyet, Allahın Habîbine.

 

Resûlullah o akşam, çağırdı sahâbeyi.

Ki, okusun onlara, nâzil olan sûreyi.

 

Sahâbenin cümlesi, vahyi dinlemek için,

Toplandılar evinde Hazret-i Âişe'nin.

 

Herkes tamâm olunca, yaktılar bir kandili.

Ve lâkin biraz sonra, azaldı ışık hayli.

 

Bu sefer Resûlullah, verdi ki şöyle emir:

(Kandilin ışığını çoğalt yâ Ebâ Bekir!)

 

O, getirdi ise de iş bu emri yerine,

Ve lâkin biraz sonra, azaldı ışık yine.

 

Hazret-i Ebû Bekr'e, yine Fahr-i kâinât,

Buyurdu: (Yâ Ebâ Bekr, ışığı yine çoğalt!)

 

Yağının bittiğini anlayıp o bu kere,

Arz edince durumu Hazret-i Peygambere,

 

Buyurdu: (Gece vakti, gidip yağ alamayız.

Ama bu sûreyi de, lâzımdır okumamız.

 

Öyleyse yâ Ebâ Bekr, sen, kendi tükrüğünden,

O kandilin içine, bir miktâr damlat hemen.)

 

(Peki yâ Resûlallah!) diyerek o bu defâ,

Kalkıp, Resûlullahın emrini etti îfâ.

 

Âişe-i Sıddîka, ediyor ki rivâyet:

(Babam, işbu emre de eyleyince riâyet,

 

Öyle fazlalaştı ki, ışığı o kandilin,

Kamaştı hep gözleri, bilcümle sahâbînin.)

 

O zaman: (Bu kandili, hiç söndürmeyin!) diye,

Emretti Resûlullah, Hazret-i Âişe'ye.

 

O da, Resûlullaha, hemen (Peki!) diyerek,

Söndürmedi onu hiç, kendisi sönene dek.

 

Hazret-i Âişe'nin, evinde o böylece,

Hiç fâsıla vermeden, yanıp durdu çok gece.

 

Sonradan bir münâfık, oldu buna muttali.

Çok hayretine gitti, o kandilin bu hâli.

 

Ve kandile, kem gözle bakınca o münâfık,

Azalıp söndü birden, yanmadı daha artık.

 

Onun "kötü nazarı", söndürünce kandili,

Gönderdi Hak teâlâ, Hazret-i Cebrâil'i.

 

Geldi Resûlullaha Cibrîl aleyhisselâm.

Dedi ki: Hak teâlâ, gönderdi sana selâm.

 

Buyurdu: (Kullarımdan, vardır ki bâzıları,

Çok şeye zarar verir onların nazarları.

 

Kandilin sönmesine, olmasaydı o sebep,

Tâ kıyâmete kadar, yanacaktı böyle hep.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan