|
01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR
(Radıyallahü Anh)
KÖLE ÂZÂD EDERDİ
Hazret-i "Ebû
Bekir", halîfelik devrinde,
Bir gece,
yürüyordu sokakların birinde.
Evlerin birisinden, "bir ses" duydu ve durdu.
Bir kadın,
ağlayarak beyitler söylüyordu.
Bunun devâmını da, bir miktâr dinleyerek,
Çaldı hemen
kapıyı, gâyet merak ederek.
O, şiiri bırakıp, kapıyı açtı hemen.
Halîfeyi
görünce, şaşırıp kaldı birden.
Sordu Sıddîk: (Hür müsün, yoksa köle mi?) diye.
O, "Köle"
olduğunu, söyledi Halîfeye.
Sordu ki: (Bu şiiri, kim için
okuyordun?
Kim için bu
sözleri söyleyip ağlıyordun?)
Bildirmek
istemedi hakîkati o önce.
Söyledi fakat
sonra, ısrârını görünce.
Sevip âşık olduğu, genç bir delikanlının,
İmini,
utanarak söyledi ona kadın.
Hazret-i Ebû Bekir, ona merhametinden,
Gidip,
efendisini aradı, buldu hemen.
Köleyi satın alıp, peşinden etti âzâd.
Âşık olduğu
gence, nikâh etti o sâat.
İşte bu mübârek zât, halîfelikten önce,
Fakîr ve
âcizlere, şefkatliydi böylece.
"Bilâl-i Habeşî" ve "Âmir bin Füheyre"yi,
Kurtardı,
bunlar gibi böyle nice kimseyi.
Yine, "Hindiyye" adlı, bir de kadın müslümân,
Vardı ki, bir
kâfirde köle idi o zaman.
Bir gün, efendisine buğday öğütüyordu.
Hazret-i Ebû
Bekir, geçerken onu gördü.
Acıyıp, gitti hemen sâhibinin yanına.
Dedi: (Ne
kadar para istersin bu kadına?)
(Şu kadara
satarım) deyince, (Kabûl!) dedi.
Ve onu satın
alıp, hemen âzâd eyledi.
Bu hanım da, vaktiyle, olduğunda müslümân,
Ne hikmetse,
gözleri kapanmıştı o zaman.
Kâfirler
dediler ki: (Sen îmân ettin, ama,
Lât,Uzzâ
kızdılar da, bu yüzden oldun âmâ.)
Dedi:
(Hayır vallahi, siz yanılıyorsunuz.
Ben îmân
ettiğimden, olmadım buna mâruz.)
Cevâbı bu
olunca, onun bu kâfirlere,
Kapanan iki
gözü, açıldı birdenbire.
Hazret-i Ebû Bekir, hep zaîf köleleri,
Alıp, âzâd
edince, şöyle sordu pederi:
(Hep zaîf
köleleri, sen satın alıyorsun.
Niçin
kuvvetlilere, îtibâr etmiyorsun?)
Dedi:
(Evet, daha çok zaîfleri alarak,
Âzâd ediyorum
ki, onlara acıyarak,
Beni de, Hak
teâlâ, yârın mahşer gününde,
Acıyıp âzâd
etsin, ben acze düştüğümde.)
|