|
01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR
(Radıyallahü Anh)
SECDEDEKİ DUÂ
Hazret-i
Huzeyfe'den, rivâyet olunmuştur.
Bir hadîs-i
şerîfte, şöyle buyurulmuştur:
(Rüyâda beni
gören, görmüştür beni mutlak.
Şeytân, benim
şeklime giremez tam olarak.
Ebû Bekr'i gören de, görmüştür onu yine,
Çünkü şeytân,
onun da giremez sûretine.)
Ebû Hüreyre
dahî nakleder ki: O Server,
Bir hadîs-i
şerîfte, buyurdu ki bir sefer:
(Rüyâda ben
Rabbime, çok yakın idim ki hem,
İstedim
“Alî” olsun, benden sonra halîfem.
İçimde, bu şekilde bir arzû oldu, ama,
Meleklerden,
şöyle bir ses geldi kulağıma:
“Allah,
dilediğini elbette yapacaktır.
Senden sonra
halîfe, "Ebû Bekr" olacaktır.”)
Rivâyet
ediyor ki, Hazret-i Alî dahî:
Ben de,
Resûlullahtan işittim bizâtihî.
Buyurdu ki: Rabbimiz, mîrâca çıktığımda,
Ebû Bekr'in
sesiyle, bir nidâ etti bana.
“Bu ses, Ebû Bekir'in sesi” diye, kalbimden,
Geçirirken,
şöyle bir nidâ geldi Rabbimden:
(Yâ Ahmed,
Mûsâ'ya da söylerken Tûr dağında,
Çok sevdiği
"Hârûn"un
sesiyle ettim nidâ.
Şimdi konuşurken de, bu gece senin ile,
Söyledim çok
sevdiğin
"Ebû Bekr"in sesiyle.)
Bir gün de o
Resûl'e, Cibrîl aleyhisselâm,
Gelip arz
eyledi ki: Rabbimiz eder selâm.
Buyurur ki: (Bir âlem yarattım
gökyüzünde.
Beyaz miskten
ve yetmiş dünyâ büyüklüğünde.
İçinde, iğne atsan, hiç yere düşmeyecek,
Şekilde, halk
eyledim sayısız nice melek.
Onlar, tesbîh ederek geçirir her ânını.
Sıddîk'ı
sevenlere, verirler sevâbını.)
Yine Resûl-i
ekrem, buyurdu ki bir kere:
(Ebû Bekr
doğduğunda, şenlik geldi göklere.
O gün, Adn cennetine buyurdu cenâb-ı Hak:
“Ebû Bekr'i
sevenler, girerler sana ancak.”)
Bir hadîs-i
şerîfte, Peygamberimiz yine,
Şöyle
buyurmuşlardır, sahâbe-i güzîne:
(Ümmetimden
bir kimse, Rabbine sığınarak,
Herhangi
arzûsuna, isterse vâsıl olmak,
Kılsın gece
yarısı, iki rekât bir namâz.
Okusun her
rekâtta, bir Fâtiha, üç İhlâs.
Selâm verip, başını, secdeye koysun yine.
Secdede, şu
şekilde duâ etsin Rabbine:
(Ebû Bekr-i
Sıddîk'ın hürmetine ilâhî!
Şu dilek ve
arzûma, kavuştur beni dahî.)
Çünkü kalkar
secdede aradan perde, hicâb.
Secdedeki
duâlar, elbet olur müstecâb.)
|