ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR (Radıyallahü Anh)

KULLARIMI KİME BIRAKTIN?

 

Rivâyet edilir ki Câbir bin Abdullah'tan:

Resûl'ün huzûrunda bulunurduk bir zaman.

 

“Kays” denen kabîleden, gelip bâzı kimseler,

Sordular o Resûl'e bâzı garip suâller.

 

Ebû Bekr-i Sıddîk'a, buyurdu ki o Server:

(Bunların suâline, bu günlük sen cevap ver.)

 

Hazret-i Ebû Bekir, onlara hemencecik,

Öyle güzel cevaplar verdi ki açık seçik,

 

Peygamber Efendimiz, gâyet memnûn oldular,

Ve ona, şu şekilde bir duâ buyurdular:

 

(Yâ Ebâ Bekr, çok güzel cevap verdin bunlara.

Rıdvân-ı ekber versin, sana da Hak teâlâ.)

 

Bu, “Rıdvân-ı ekber”in, ne demek olduğunu,

Eshâb, Resûlullahtan sorunca hemen bunu,

 

Buyurdu ki: (Cennette, herkese cenâb-ı Hak,

Tecellî edecektir, hep “umûmî” olarak.

 

Ebû Bekr'e, “husûsî” tecelli edecektir,

Rıdvân-ı ekber'in de, mânâsı bu demektir.)

 

Rivâyet ediyor ki yine Ebû Hüreyre:

Cibrîl, Resûlullaha, gelmiş idi bir kere.

 

Vahiy getirmiş idi ona, Hak teâlâdan.

O sırada Ebû Bekr, geçiyordu oradan.

 

Cebrâil'e sordu ki, ins ve cin Peygamberi:

(Siz de tanır mısınız göklerde Ebû Bekr'i?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, seni bize gönderen,

Allaha, yemîn ile derim ki elbette ben,

 

Gökte, daha meşhûrdur o, bu yere kıyasla.

“Halîm” diye tanınır göklerde daha fazla.)

 

Alî bin ebî Tâlib, rivâyet eder ki hem:

Hadîs-i şerîfinde bir gün Resûl-i ekrem,

 

Buyurdu ki: (Rûhları, ezelde cenâb-ı Hak,

Cesetlerden, "bin sene" önceden eyledi halk.

 

İki rûh var idi ki özellikle bunlardan,

En önce, bu "iki rûh", ettiler bana îmân.

 

Birisi, erkeklerden, rûhuydu “Ebû Bekr”in,

Öbürü, kadınlardan rûhuydu “Âişe”nin.)

 

Abdullah ibni Abbâs, rivâyet eder ki hem:

Bir hadîs-i şerîfte, buyurdu Fahr-i âlem:

 

Mîrâcda, vardığımda Rabbimin huzûruna,

Âlemlerin Rabbinden, bir nidâ geldi bana.

 

Dinledim, Hak teâlâ buyurdu ki: (Ey Ahmed!

Kullarımı dünyâda, kime ettin emânet?)

 

Bu suâl karşısında, arz ettim ki ben dahî:

(Onları, Ebû Bekr'e bıraktım yâ ilâhî!)

 

O zaman Hak teâlâ, buyurdu: (Yâ Muhammed!

Dünyâya vardığında, ona benden selâm et.

 

Zîrâ o, kullarımın üstünü, iyisidir.

Senden sonra, en fazla sevdiğim birisidir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan