ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBÛ BEKR (Radıyallahü Anh)

BİR MERHAMET ÖRNEĞİ

 

Hazret-i "Sıddîk" ile, Hazret-i "Alî" bir gün,

Gelip oturmuşlardı, huzûrunda Resûl'ün.

 

O esnâda içeri biri girdi bu kere.

Selâm verdi Resûl'le, Hazret-i Ebû Bekr'e.

 

Farketti ki, ordadır hem de "Hazret-i Alî".

Adam onu görünce, değişti birden hâli.

 

Benzi beti sararıp, mahcûb oldu be gâyet.

Hazret-i Ebû Bekir, eyledi buna hayret.

 

Hemen suâl etti ki, Aliyyül Mürtezâ'dan:

(O, niçin mahcûb oldu, seni gördüğü zaman?)

 

Dedi: (Yirmibin akçe, borcu var onun bana.

Bu, sebep olabilir çok mahcûb olmasına.)

 

Hazret-i Ebû Bekir üzüldü buna gâyet.

 Zîrâ pek çoktu onda, insanlara merhamet.

 

Huzûruna çağırıp, sordu ki o kimseye:

(Niçin ödemiyorsun, sen borcunu Alî'ye?)

 

Dedi ki: (Ödemeye, yok bende güç ve tâkat.

Yoksa, geciktirmezdim ödemeyi bir sâat.)

 

Buyurdu ki: (Borcunu, şimdi ben ödeyeyim.

Sen dahî bir arzûmu, yerine getir benim.

 

Fâtiha sûresinin, okuyup bir kısmını,

Hediye eyle bana, ecir ve sevâbını.)

 

Çok sevindi o kimse, bunu duyduğu zaman.

Ve lâkin okuyunca bir miktâr "Fâtiha"dan,

 

Buyurdu ki: (Devâm et, oku da gel sonuna.

Yirmibin akçe daha, vereyim ben de sana.)

 

O şahıs, bitirince okuyup Fâtiha'yı,

Hediye etti ona, "kırkbin akçe" parayı.

 

Yine Resûl-i ekrem, şöyle buyurmuşlardır:

(Sekiz adet Cennette, birçok kapılar vardır.

 

Beş vakit "Namâz"ına dikkat eden insanlar,

"Namâz" adlı kapıdan, Cennete çağrılırlar.

 

Her kim de "Cihâd" için, etmişse fazla gayret,

"Cihâd" adlı kapıdan, olunur o da dâvet.

 

Kimler de "Sadaka"yı, çok vermişlerse eğer,

"Sadaka" kapısından, çağrılırlar bu sefer.

 

Ve yine bunun gibi, çok "Oruç" tutanlar da,

"Oruç" adlı kapıdan, çağrılırlar orada.

 

Resûl, bu hadîsini buyurduğu sâatte,

Hazret-i "Sıddîk" dahî, var idi cemâatte.

 

Şöyle arz eyledi ki, müsâde isteyerek:

(Kapıların birinden çağrılmak zor değil pek.

 

Acabâ bir müslümân var mıdır ki dünyâda,

Kapıların hepsinden çağrılsın aynı anda?)

 

Buyurdular ki: (Evet, vardır öyle kimseler.

Onları, her kapıdan dâvet eder melekler.

 

Ümit ediyorum ki, sen, o kimselerdensin.

Her kapıdan çağrılıp, Cennetlere girersin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan