|
30 - CİRCİS ALEYHİSSELÂM
TİCÂRETLE UĞRAŞIRDI
"Îsâ Nebî"den
sonra gönderilen Peygamber.
Onun
nübüvvetine inandı çok kimseler.
Ticâretle
uğraşır, kazanırdı çok para.
Lâkin
kazandığını verirdi muhtâçlara.
Yaşadığı
bölgeye, hâkimdi putperestler.
Eziyyet
ederlerdi onlara bâzı beyler.
Kurtulmak
gâyesiyle bu beylerin şerrinden,
Çıkmayı
düşündüler bu "Filistin" şehrinden.
Kralın
bulunduğu "Musul" vilâyetine,
Gelip, dâhil
oldular onun maiyyetine.
Lâkin
geldiklerinde, hayret edip şaştılar.
Zîrâ o gün,
çok garip şeyle karşılaştılar.
Kral,
adamlarıyla bir meydâna çıkmıştı.
Ve kenarda,
büyükçe bir "Ateş" yaktırmıştı.
Tapmakta
oldukları "Put"u da getirterek,
Secde
ettiriyordu herkesi ona tek tek.
Karşı gelen
olursa, "Ateş"e atıyordu.
Secde eden,
kendini bundan kurtarıyordu.
"Circis
aleyhisselâm" üzüldü buna gâyet.
Ve hemen o
kralı, islâma etti dâvet.
Gidip dedi:
(Ey melik, sana bir "Hak söz"üm var.
İbâdet
edilmeye lâyık değil bu putlar.
Hiddet ve
kızgınlığı bırak da bir tarafa,
Bu mâsum
insanlara yapma ezâ ve cefâ.
Sen dahî
onlar gibi bir "Kul"usun Allahın.
Büyüklenip,
kendinde bir varlık görme sakın.
Mahlûkâtı
yaratan, rızık veren hep O'dur.
Ona îmân
edersen, bulursun ancak huzûr.
O puttan
fayda zarar gelmezken hiç kimseye,
Ne için
zorluyorsun halkı ona secdeye?
"Allah"a
îmân et de, o putu terket, bırak.
Çünkü yalnız
"Allah"tır ibâdete müstehak.)
Melik, "Circis
Nebî"ye kızıp sordu: (Sen kimsin?
Bana sen, bu
sözleri nasıl diyebilirsin?)
Buyurdu ki:
(Ey melik, herşeye gücü yeten,
"Allah"ın
bir kulu ve Resûlüyüm size ben.
O bizi halk
eyledi "Toprak" ile az "Su"dan.
Ölünce, yine
toprak olacağız sonradan.
Adım dahî "Circis"tir,
Şam'da yerleşmiş idim.
"Emniyet
bulmak" için yanınıza gelmiştim.
Fakat gelip
görünce şu puta taptığını,
Söyledim
bil-mecbûrî yanlış iş yaptığını.
Ey melik,
beni dinle, var iken cenâbı Hak,
Bu put lâyık
olur mu ibâdete müstehak?)
Melik dedi: (Ey
kişi, sen karışma bu işe.
Sen de secde
etmezsen, atılırsın ateşe.
Bana tâbi
olursan, kurtarırsın kendini.
Yoksa yanar
gidersin, yap şimdi tercîhini.
Mâdem
tapınıyorsun sen hakîkî mâbuda,
Niçin hâkim
kılmıyor Rabbin seni bu yurda?)
Buyurdu:
(Benim Rabbim, dilediğini yapar.
Benim, Allah
indinde kıymetim, şerefim var.
Onun bana
verdiği bu "Yakîn" ve "Îmân"ın,
Yanında,
"Hiç"tir senin mülkün ve saltanatın.
Senin
taptığın şu put, ne âciz ve zelîldir.
Bu, "Ahmak"
olduğuna en büyük bir delîldir.)
Melik kızıp
dedi ki: (Kendine ettin yazık.
Sen, en büyük
ölüme müstehak oldun artık.)
|