ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - ÎSÂ ALEYHİSSELÂM

HAZÎNE NE İMİŞ?

 

"Îsâ aleyhisselâm" bir yerden geçiyordu.

Bir kabrin başucunda ağlıyan "kadın" gördü.

 

Niçin ağladığını sorunca o kadına,

Dedi: (Kızım öldü de, ağlarım şimdi buna.

 

Rabbime söz verdim ki, "Buradan gitmiyeyim.

Ya bu kızım dirilsin, yâhut ben de öleyim.")

 

Buyurdu ki: (Kızını görürsen eğer şu an,

Ayrılıp gider misin mezârının başından?)

 

Kadın "Evet" deyince, kalkıp namâz kıldı ve,

Rabbine duâ edip, yaklaştı o kabire.

 

Seslendi: (Ey kızcağız, Rahmân ve Rahîm olan,

Allahın izni ile, diril kalk mezârından.)

 

Kabir birden yarılıp, çıktı o kız dışarı.

Lâkin beyazlaşmıştı saç, kirpik ve kaşları.

 

Dedi: (Ben zannettim ki, kıyâmet koptu şu an.

Beyazlaştı saçlarım bu dehşet ve korkudan.

 

Anneciğim ne olur, merhamet et de bana,

Ölümü, iki defâ tattırma evlâdına.)

 

Bunları söyliyerek, vefât etti tekrârdan.

Kadın sözünde durup, ayrıldı o mezârdan.

 

Bir gün de "Îsâ Nebî", havârîleri ile,

Seyâhat ederlerken vardılar bir şehire.

 

Buyurdu: (Bu şehirde, "Hazîne" vardır ki bir,

İçinizden hanginiz onu bulup getirir?)

 

Dediler ki: (Burası, bir yerdir ki acâyip,

Derhâl öldürüyorlar kim gelse yolcu, garip.)

 

(Ben gideyim) buyurup, Îsâ aleyhisselâm,

Bir hânenin önünde durdu ve verdi selâm.

 

Bir yiğit delikanlı, çıkarak karşısına,

Dedi: (Burya girmene kim izin verdi sana?)

 

Buyurdu: (Misâfir et beni sen, söz vereyim.

Hükümdârın kızıyla seni evlendireyim.)

 

Delikanlı düşündü: "Bu iş olmaz hayâtta".

Dedi: (Sen ya delisin, Îsâ'sın veyâhut da.)

 

Îsâ aleyhisselâm çıkarmadı sesini.

Ve hemen hükümdâra gönderdi kendisini.

 

Buyurdu ki: (Git iste, lâkin "Olmaz" diyecek.

Senden, çuval dolusu "Mücevher" isteyecek.

 

Sen onun teklîfini kabûl eyle ve de ki:

"Hepsini getiririm, ver kızını yeter ki.")

 

O gidip, hükümdârın kızını istedi ve,

Bu teklîfi alarak, döndü ve geldi eve.

 

Îsâ aleyhisselâm bir "Mûcize" eseri,

Verdi çuval dolusu inci mücevherleri.

 

Genç, bunları götürüp, aldı onun kızını.

Gelip Îsâ Nebî'ye sordu şunun sırrını.

 

Dedi ki: (Ey Rûhullah, sen bu mertebedesin.

Lâkin niçin bu kadar fakîrlik üzeresin?)

 

Buyurdu: (Ben Rabbimi koymuşum ki kalbime,

Bu yalancı dünyânın malı mülkü neyime?

 

Beni öyle sarmış ki Rabbimin muhabbeti,

Yanında, bu dünyânın nedir ehemmiyyeti?)

 

O genç vedâ ederek evine ve eşine,

Bir şevk ve iştiyâkla düştü onun peşine.

 

Havârîler, merakla geçirmişken geceyi,

"Îsâ Nebî" gelerek, takdîm etti o genci.

 

Buyurdu: (Hazîne'den bahsetmiştim gidişte.

O hazîne bu idi, getirdim onu işte.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan