ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - ÎSÂ ALEYHİSSELÂM

ZÂLİM KRALIN ÎMÂN ETMESİ

 

"Îsâ aleyhisselâm" devr-i seâdetinde,

Zâlim, mağrûr bir kral var idi "Nusaybin"de.

 

Cibrîl, Îsâ Nebî'ye bir vahiy getirdi ki:

(Îmâna dâvet eyle o kibirli meliki.)

 

O da, gelip dedi ki derhâl havârîlere:

(İçinizden hanginiz gidip de bu şehire,

 

Seslenir ki: "Allahın Peygamberi ve kulu,

Olan Îsâ Peygamber geliyor size doğru.")

 

"Yâkub", "Tevmân" ve "Şem'ûn" adlı üç havârî'ye,

Emredip Îsâ Nebî, gönderdi o beldeye.

 

Önce "Tevmân" girince, onu yakaladılar.

Ve zâlim hükümdârın yanına çıkardılar.

 

El ve ayaklarını kestirip zâlim kral,

Gözlerine mil çekip, hapsetti onu derhâl.

 

"Şem'ûn" dahî gizlice giderek o diyâra,

Aklı ve zekâsıyla yaklaştı hükümdâra.

 

Onlardan görünerek, sakladı îmânını.

Kazandı hükümdârın sonsuz îtimâdını.

 

Hattâ öyle sevdi ki "Şem'ûn"u o hükümdâr,

Ona danışmaksınız almazdı tek bir karâr.

 

Bir gün Şem'ûn, krala dedi ki: (Hükümdârım!

Şu Tevmân'ı çağırıp, bâzı şeyler soralım.)

 

Kral "Peki" deyince, huzûra geldi Tevmân.

Şem'ûn dedi: (Ey kişi, nedir senin iddiân?)

 

Tanımıyormuş gibi "Tevmân"ı daha önce,

Suâller sordu ona, plânı gereğince.

 

Tevmân cevap olarak, dedi ki: (Îsâ Nebî,

Allahın Resûlüdür diğer Nebîler gibi.)

 

Sordu yine: (Ey kişi, delîlin nedir bunda?)

Dedi: (Her hastalığı iyi eder ânında.

 

Ayrıca, haber verir gizli olan şeyleri.

Allahın izni ile diriltir ölüleri.)

 

Şem'ûn dedi: (Ey melik, bu, büyük iddiâdır.

Zîrâ böyle vasıflar, ancak Nebî'de vardır.

 

Çağıralım o zâtı, hakîkat böyle ise,

O zaman hiç şüphesiz Peygamberdir o kimse.

 

Biz dahî, seve seve ona îmân ederiz.

Değilse, bu kişinin cezâsını veririz.)

 

Kral mâkul görünce, gönderdiler bir haber.

Nihâyet yanlarına geldi "Îsâ Peygamber".

 

Tanımıyormuş gibi yaparak Şem'ûn onu,

Dedi: (Size Peygamber diyorlar, bu doğru mu?

 

Her türlü hastalığı iyi eder diyorlar.

Şu Tevmân'ı iyi et, herkes görsün âşikâr.)

 

"Tevmân"ın kesik olan el ve ayaklarına,

Elini sürer sürmez, tam sıhhat geldi ona.

 

Sonra da, gözlerine sürer sürmez elini,

Bir anda, görür hâle getirdi gözlerini.

 

Şem'ûn dedi: (Pek âlâ, bir de ölü diriltsen.

O zaman anlarız ki, gerçekten Nebîsin sen.)

 

Îsâ aleyhisselâm, "Nûh"un evlâdı olan,

"Sâm"a seslendiğinde, o kalktı mezârından.

 

(Îsâ aleyhisselâm Peygamberdir) dedi ve,

Yine vefât ederek, giriverdi kabire.

 

Kral bunu görünce, insâfa geldi birden.

Bütün maiyyetiyle îmân etti gönülden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan