|
27 - HAZRETİ MERYEM
İLK
MÛCİZE
"Îsâ
aleyhisselâm" dünyâya geldiğinde,
Fazlalaştı
elemi hazreti "Meryem"in de.
Zîrâ o
düşündü ki: "Yehûdîler bu sefer,
Eskisinden
daha çok iftirâlar ederler.
Ve hattâ beni
bulup, sorarlar ki bir çoğu,
Nereden elde
ettin bu babasız çocuğu?"
O anda,
kendisine bir nidâ geldi birden.
"Hazreti
Îsâ" idi bizzât nidâ eyliyen.
Diyordu ki:
(Üzülme, bil'akis haz duy, sevin.
Zîrâ böyle
muhterem bir oğlun oldu senin.
Bak, önünde
bir "Nehir" yarattı Hak teâlâ.
Böylece
mertebeni yüceltip kıldı âlâ.
Şu "Hurma
dalını" da, tut şimdi, kendine çek.
O, hemen
yeşillenip, sana hurma verecek.
Ye bu tâze
hurmadan, bul eski kuvvetini.
O sudan da
içerek, gider harâretini.
Ve senin bu
oğlunla, gözün aydın olsun hem.
Mânevî bir
lezzetle ömür sür, çekme elem.
İnsanlar,
eğer senin yanına gelirlerse,
"Babasız
çocuk" için bir suâl ederlerse,
Oğluna
işâretle de ki: "Oruçluyum ben.
Bu gün hiçbir
kimseye söz söylemem katiyyen.")
Zîrâ şöyle
idi ki o dinde oruç tutmak,
Yemek ve
içmek gibi, hem yasaktı konuşmak.
O gün "hazreti
Meryem" duyunca bu nidâyı,
Ayağının
ucunda gördü akan ırmağı.
O hurma
dalını da silkeledi bir miktâr.
Bir anda, o
ağaçta bitti tâze hurmalar.
O hurmalardan
yiyip, içince o sudan da,
Üzüntüsü
azalıp, sâkinleşti o anda.
"Îsâ Nebî",
dünyâya teşrîf eylediğinde,
Yıkıldı bütün
putlar, dünyânın her yerinde.
"İblîs"
dahî bu işi merak etti büsbütün.
Duydu ki,
"Îsâ Nebî" dünyâya gelmiş o gün.
Bunu haber
vererek bilcümle yârânına,
Dedi: (Gelin
gidelim biz de onun yanına.)
Gelince
gördüler ki, şeytânlar hep berâber,
Onların
etrâfını kuşatmış hep melekler.
Ve o gün,
gökyüzünde doğdu büyük bir "Yıldız".
Îrân şâhı
görünce, korkup oldu râhatsız.
Cümle
kâhinlerini toplayıp etrâfına,
Dedi ki: (Hikmetini
söyleyin bunun bana.)
Dediler: (Büyük
yıldız doğduysa gökyüzünde,
Çok büyük bir
kişi de doğmuştur yeryüzünde.)
Buna,
yehûdîler de muttali oldular hem.
Baktılar ki,
yerinde yoktur hazreti Meryem.
Hayret
içerisinde kalan o yehûdîler,
"Nereye
gidebilir?" diye merak ettiler.
Biri dedi:
(Ben onu görmüştüm Beyt-i Lahm'da.
İhtimâl ki
orada bulunur o şu anda.)
Toplanıp, o
yalancı ve hâin yehûdîler,
"Meryem"in
bulunduğu Beyt-i Lahm'a geldiler.
|