|
25 - ZEKERİYYÂ
ALEYHİSSELÂM
BENÎ İSRÂİLE GELDİ
Benî İsrâil için gelen
Hakk'ın Nebîsi.
"Süleymân"
Peygambere dayanır
sülâlesi.
Hep Mescid-i Aksâ’da
vakit geçiriyordu.
Allahü teâlâya ibâdet
ediyordu.
"Peygamber" olmak
ile şereflenince bu zât,
Ona, Benî İsrâil
eylediler itâat.
O, "Mûsâ Peygamber"in
dîninin mûcibince,
İnsanları, hak yola
çağırdı gündüz gece.
Yaşlanmasına rağmen,
olmamıştı evlâdı.
Lâkin sâlih bir oğlu
olmasıydı murâdı.
Duâ etti:
(Yâ Rabbî, bize, yüce
katından,
Rızânı gözetecek bir
evlât eyle ihsân.)
Bu hâlis duâsını, Allah
kabûl eyledi.
Ve "Hazreti Yahyâ"yı
Cibrîl'le müjdeledi.
Hanımı "Doksansekiz",
kendi "Yüzyirmi"sine,
Varmışlardı, bu müjde
gelince kendisine.
Onun için, hayretten
alamadı kendini.
Suâl etti Rabbinden
bunun keyfiyetini.
(Yâ Rabbî, ben yaşlıyım,
zevcem ise acûze.
Bu hâlde mi bir evlât
vereceksin sen bize?)
Hak teâlâ Cibrîl'le
vahyetti ki:
(Böyledir.
Hak teâlâ her neyi
dilerse yapabilir.)
Vaktâ
ki doğum için o müddet
oldu tamâm.
Teşrîf etti dünyâya "Yahyâ
aleyhisselâm".
Onun tevellüdünden bir
altı ay sonra da,
"Îsâ aleyhisselâm"
teşrîf etti dünyâya.
O doğunca, annesi, Onu
yanına alıp,
Kavminin arasına götürdü
kundaklayıp.
Kavmi suâl etti ki: (Ey
Meryem, kim bu çocuk?
Yoksa çirkin bir iş mi
işledin, söyle çabuk?
Sen ki, genç bir kız
idin, evli de değildin
hem.
Öyleyse bu çocuğu nerden
aldın ey Meryem?
Sâlih bir kimse idi
halbuki baban İmrân.
Annen dahî, iffetli
hanımdı ayân beyân.
Annesiyle babası temiz
olan bir kişi,
Nasıl işliyebilir böyle
çirkin bir işi.?
Sen nasıl bu hâlleri
başımıza getirdin?
Gayri meşrû bir çocuk
sâhibi oluverdin?)
"Meryem", yalnız
dinleyip, vermedi hiç
bir cevâp.
Onları, kendisine
eylemedi muhâtab.
Lâkin mâruz kalınca bu
tür iftirâlara,
Kundakta "Îsâ Nebî"
cevap verdi onlara.
Dedi ki:
(Ey câhiller, dinleyin
herbiriniz.
Bu iffetli anneme iftirâ
etmeyiniz.
Beni, âdet hârici ve
babasız olarak,
Yalnız "Kün" emri ile
yarattı cenâbı Hak.)
Onlar bunu duyunca, el
çekerek "Meryem"den,
"Zekeriyyâ Nebî"ye dil
uzâttılar hemen.
Dediler ki:
(Meryem'in yanına girip
çıkan,
O idi, bunun için bu işi
odur yapan.)
Onu öldürmek için, hep
düştüler peşine.
O da, girip saklandı bir
bahçenin içine.
Bir "Ağaç",
kendisini çağırdı
açılarak.
O içeri girince, kapandı
tam olarak.
Böylelikle kâfirler
kaybedince izini,
Şeytân ihbâr eyledi
onlara kendisini.
Ağacı, bıçkı ile keserek
o müşrikler,
Bu büyük Peygamberi
böyle şehîd ettiler |