|
23 - DANYAL ALEYHİSSELÂM
RÜYÂYI TÂBİR ETTİ
"Danyal aleyhisselâm",
buyurdu ki o anda:
(O gece, büyük bir "Put"
görmüş idin rüyânda.
Altın, gümüş ve bakır,
demir ve kerpiç ile,
Yapılan o heykele
bakarken sevinç ile,
O anda, gökyüzünden
büyük bir “Taş”
düşerek,
Toz hâline getirdi, ona
çarpıp ezerek.
Sonra o taş büyüdü, öyle
oldu ki hem de,
O taştan başka bir şey
görünmezdi âlemde.)
Buhtunnasar,
rüyâyı hatırlayıp dedi
ki:
(Evet, buydu o rüyâ,
tâbiri nedir peki?)
Buyurdu: (Gördüğün put,
çeşitli ümmetlerdir.
Altın, senin içinde
bulunduğun ümmettir.
Gümüş ise, oğlunun
hükmedeceği millet.
Demir “Acem”
demektir, Bakır “Rum”a
işâret.
Gökyüzünden inip de, o
putu helâk eden,
Taş ise, “Peygamber”dir
âhir zamanda gelen.
O Resûl, son olarak
dünyâya gelecektir.
O gelince, putları,
kırıp devirecektir.
O Peygamberin dîni,
“İslâmiyyet”tir ki
hem,
O dînin gelmesiyle,
aydınlanır bu âlem.)
Dinledi Buhtunnasar onun
bu tâbirini.
Dedi ki: (Sıkıntıdan
kurtardın şimdi beni.
Rüyâyı doğru bildin,
tâbir dahî hakîkat.
Sana, karşılığında ne
vereyim mükâfât?
İstersen bırakayım,
yurduna eyle avdet.
İster eskisi gibi, burda
eyle ikâmet.)
Danyal
aleyhisselâm, düşünerek
bir miktâr,
Yine o memlekette
kalmaya verdi karâr.
O zaman Buhtunnasar,
devletin erkânına,
Emir verip getirtti
hepsini sarayına.
Dedi: (Danyal, çok zekî
ve akıllı biridir.
Unuttuğum rüyâyı, o
bilip etti tâbir.
Kavuşturduğu için beni
huzûrlu hâle,
Memleket işlerini, ona
ettim havâle.
Benim emrim uymazsa
Danyal’ın bir emrine,
Bana değil, Danyal’a
tâbi olun siz yine.
Muhâlif olur ise, her
hangi bir emrimiz,
Siz, hep beni bırakıp,
onu tercîh ediniz.)
Onlar bunu dinleyip,
eylediler çok hayret.
Ve "hazreti Danyal"a,
güttüler kin ve haset.
Ona böyle îtibâr, ilgi
göstermesine,
Karşılık dediler ki,
hîleyle kendisine:
(Seninle onun dîni, aynı
değil bir defâ.
Sen "Ateş"e
taparsın, o ise bir "Allah"a.
O, iyi biliyorsa rüyâ
tâbirlerini,
Rabbinden öğreniyor bu
tür bilgilerini.
Sen de bize izin ver, "Put"
yapalım sana bir.
O da gizli şeyleri, sana
söyliyebilir.)
Buhtunnasar
dedi ki:
(İsbât da ederseniz,
Elbette makbûlümdür,
becerebilirseniz.)
"Put"u yapıp,
yanında, bir de "Ateş"
yaktılar.
Secde etmiyenleri, o
ateşe attılar.
"Hazreti Danyal"ı
da bularak bir yolunu,
Attılar, lâkin ateş
yakmadı aslâ onu.
Buhtunnasar
bu hâli, seyredip
sarayından,
Yanmadığını görüp,
hayrette kaldı o an.
Danyal
Nebî en sonra, Kudüs’e
etti avdet.
“Sûse”
denen şehirde, vefât
etti nihâyet. |