|
18 - HIZIR ALEYHİSSELÂM
HİKMETLERİ NE İMİŞ?
"Mûsâ Peygamber"
ile, "Hızır aleyhisselâm",
O gemiden inerek, ettiler
yola devâm.
Bir kasaba içinden
geçerlerken, bir ara,
Rastladılar ilerde oynayan
çocuklara.
Hızır aleyhisselâm,
onların içlerinden,
Birisini ayırıp, öldürdü
onu hemen.
Mûsâ Nebî, buna da
dayanamayıp yine,
Dedi: (Niçin öldürdün,
çocuğun günâhı ne?)
Hızır
aleyhisselâm dedi: (Ben demiştim ya.
Hiç sabredemiyorsun benim
ile olmaya.)
Buyurdu ki: (Haklısın,
bundan sonra ben artık,
Karışırsam, benimle yapma
hiç arkadaşlık.)
Buna da “Peki”
deyip Hızır aleyhisselâm,
Onunla yolculuğa eyledi
yine devâm.
Yolları bir beldeye
uğradıysa da, fakat,
İnsanlar, hiç onlara
etmediler iltifât.
Yiyecek bulmak için
dolaşırken bir miktâr,
Gördüler yıkılacak hâle
gelmiş bir "Duvar".
Bir işâret ederek Hızır
aleyhisselâm,
O duvarı doğrultup, eyledi
sapa sağlam.
Mûsâ Nebî, buna da etmeyip
yine sabır,
Dedi:
(Niçin düzelttin o duvarı ey Hızır?
Onlar bize bakmayıp,
davrandılar çok kaba.
Sen iyilik yaparsın,
hikmet nedir acabâ?
İsteseydin bir miktâr
ücret alabilirdin.
Onlardan para bile
almadın, acep niçin?)
Hızır aleyhisselâm ona
dedi: (Yâ Mûsâ!
İşte bu, bir sebeptir
artık ayrılmamıza.
Lâkin senin gördüğün bu
garip hâdiseler,
Hakkında, açıklama yapayım
birer birer.
Evvelâ, bindiğimiz o
“Gemi” vardı ya bir,
İşte o, on kardeşe âitti
gâyet fakîr.
Karşı sâhilde ise, zâlim
bir kral vardı.
Sağlam gemi görürse,
gasbedip el koyardı.
Gemiye, bunun için zarar
verdim ki derhâl,
Bunu "Hasarlı"
görüp, el koymasın o kral.
“Çocuğu öldürme”min
hikmetine gelince,
O, mürted olacaktı
bülûğuna erince.
Çünkü yaratılıştan kâfir
tabîatliydi.
Ebeveyni için de, gâyet
tehlikeliydi.
Sâlih kimseler idi lâkin
ebeveyni de.
Bu, küfre sokacaktı onları
ileride.
Ben onu öldürünce,
kurtuldu çocuk esas.
Anne babası dahî, oldular
ondan halâs.
O “Duvar”a gelince,
eğikti, ben düzelttim.
O, iki çocuğundu gâyet
fakîr ve yetîm.
Babaları, sâlih bir
müslümân idi, fakat,
Ölünce, yetîm kaldı ortada
iki evlât.
Bu duvarın altında, büyük
bir "Defîne" var.
Lâkin bu defîneden, kimse
değil haberdâr.
Eğer düzeltmeseydim o
duvarı ben yine,
Yıkılıp, çıkacaktı ortaya
o defîne.
Çocuklar henüz küçük
yaştadır, bundan sebep,
Bu servete, gayriler sâhip
çıkacaktı hep.
Düzeltince, çökmekten
halâs oldu o duvar.
Çocuklar büyüyünce, ona
mâlik olurlar.)
|