ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

18 - HIZIR ALEYHİSSELÂM

HİKMETLERİ NE İMİŞ?

 

"Mûsâ Peygamber" ile, "Hızır aleyhisselâm",

O gemiden inerek, ettiler yola devâm.

 

Bir kasaba içinden geçerlerken, bir ara,

Rastladılar ilerde oynayan çocuklara.

 

Hızır aleyhisselâm, onların içlerinden,

Birisini ayırıp, öldürdü onu hemen.

 

Mûsâ Nebî, buna da dayanamayıp yine,

Dedi: (Niçin öldürdün, çocuğun günâhı ne?)

 

Hızır aleyhisselâm dedi: (Ben demiştim ya.

Hiç sabredemiyorsun benim ile olmaya.)

 

Buyurdu ki: (Haklısın, bundan sonra ben artık,

Karışırsam, benimle yapma hiç arkadaşlık.)

 

Buna da “Peki” deyip Hızır aleyhisselâm,

Onunla yolculuğa eyledi yine devâm.

 

Yolları bir beldeye uğradıysa da, fakat,

İnsanlar, hiç onlara etmediler iltifât.

 

Yiyecek bulmak için dolaşırken bir miktâr,

Gördüler yıkılacak hâle gelmiş bir "Duvar".

 

Bir işâret ederek Hızır aleyhisselâm,

O duvarı doğrultup, eyledi sapa sağlam.

 

Mûsâ Nebî, buna da etmeyip yine sabır,

Dedi: (Niçin düzelttin o duvarı ey Hızır?

 

Onlar bize bakmayıp, davrandılar çok kaba.

Sen iyilik yaparsın, hikmet nedir acabâ?

 

İsteseydin bir miktâr ücret alabilirdin.

Onlardan para bile almadın, acep niçin?)

 

Hızır aleyhisselâm ona dedi: (Yâ Mûsâ!

İşte bu, bir sebeptir artık ayrılmamıza.

 

Lâkin senin gördüğün bu garip hâdiseler,

Hakkında, açıklama yapayım birer birer.

 

Evvelâ, bindiğimiz o “Gemi” vardı ya bir,

İşte o, on kardeşe âitti gâyet fakîr.

 

Karşı sâhilde ise, zâlim bir  kral vardı.

Sağlam gemi görürse, gasbedip el koyardı.

 

Gemiye, bunun için zarar verdim ki derhâl,

Bunu "Hasarlı" görüp, el koymasın o kral.

 

“Çocuğu öldürme”min hikmetine gelince,

O, mürted olacaktı bülûğuna erince.

 

Çünkü yaratılıştan kâfir tabîatliydi.

Ebeveyni için de, gâyet tehlikeliydi.

 

Sâlih kimseler idi lâkin ebeveyni de.

Bu, küfre sokacaktı onları ileride.

 

Ben onu öldürünce, kurtuldu çocuk esas.

Anne babası dahî, oldular ondan halâs.

 

O “Duvar”a gelince, eğikti, ben düzelttim.

O, iki çocuğundu gâyet fakîr ve yetîm.

 

Babaları, sâlih bir müslümân idi, fakat,

Ölünce, yetîm kaldı ortada iki evlât.

 

Bu duvarın altında, büyük bir "Defîne" var.

Lâkin bu defîneden, kimse değil haberdâr.

 

Eğer düzeltmeseydim o duvarı ben yine,

Yıkılıp, çıkacaktı ortaya o defîne.

 

Çocuklar henüz küçük yaştadır, bundan sebep,

Bu servete, gayriler sâhip çıkacaktı hep.

 

Düzeltince, çökmekten halâs oldu o duvar.

Çocuklar büyüyünce, ona mâlik olurlar.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan