ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - MÛSÂ ALEYHİSSELÂM

KARŞILAMA MERÂSİMİ

 

O dedi ki: (Ey melik, değil yalnız bu bebek,

Her çocuk da, sütümü emerler pek severek.

 

Çünkü sütüm tatlıdır, her çocuk bunu sezer.

Her hangi çocuk olsa, onlar da böyle emer.)

 

Odada bulunanlar tasdîk ettiler hemen.

Hediyeler verdiler altın ve cevâhirden.

 

Bu mübârek hâtunu, Fir'avun böylelikle,

“Süt anne” tâyin etti, bir dînar gündelikle.

 

Çocuğunu alarak, dönerken hânesine,

"Âsiye hazretleri" dedi ki kendisine:

 

(İstersen bu sarayda emzir onu ey hâtun!

Çünkü ayrılığına dayanamam ben onun.

 

Bil ki ben, hiçbir şeyi sevmedim bunun kadar.

Burada emzirirsen, gelmez sana bir zarar.)

 

Ve lâkin vâlidesi, özür beyân ederek,

Sarayda emzirmeyi arzû eylemedi pek.

 

Dedi ki: (Bir çocuğum daha var benim fakat.

Ondan ayrı kalırsam, kalbim hiç etmez râhat.

 

Müsâde ediniz de, ben evime gideyim.

İkisini berâber, evimde emzireyim.)

 

Âsiye “Peki” dedi onun bu teklîfine.

O da, oğlunu alıp, avdet etti evine.

 

Bir gün evvel, nehire bırakarak oğlunu,

“Öldürürler mi?” diye, düşünürken hep onu,

 

Ertesi gün, her türlü korkudan kurtularak,

Yanında besliyordu, endîşesiz olarak.

 

Yaralı olan kalbi, şimdi mesrûr ve râhat.

Zîrâ bitmişti artık, her musîbet ve âfât.

 

Diyecek yoktu onun, sürûr ve sevincine.

Neş'eden sığmıyordu o gün içi içine.

 

Zâten ilhâm etmişti Allah da ona bunu.

Bir gün içerisinde geri verdi oğlunu.

 

"Mûsâ aleyhisselâm" gelişince bir miktâr,

"Âsiye", görmek için eyledi yine ısrâr.

 

Dedi: (Çok özlüyorum ben o senin oğlunu.

Şimdi arzûm odur ki, göreyim hemen onu.)

 

 O da “Peki” dedi ve bir gün tâyin ettiler.

Âsiye çok sevinip, dedi: (Ey hizmetçiler!

 

Falan gün, sarayıma geliyor benim oğlum.

O gün hepinizi de, burada istiyorum.

 

Karşılasın oğlumu, herkes bir hediyeyle.

Ve hattâ bunda herkes, yarışsın birbiriyle.

 

Bu bâbta kim daha çok gösterirse îtinâ,

Daha fazla îtibâr ederim ben de ona.)

 

O gün yola çıktılar iltifât ve izzetle.

"Hazreti Âsiye"ye geldiler bu sûretle.

 

Öyle bir “Karşılama merâsimi” oldu ki,

Olmamıştı evvelce bir tören bunun gibi.

 

Zîrâ hânelerinden çıkıp o bahtiyârlar,

Âsiye’nin yanına vâsıl olana kadar,

 

Her bir adımlarında, yapıldı tezâhürât.

Verildi çok kıymetli hediye ve mükâfât.

 

Hazreti Âsiye de, sevindi gâyet buna.

Çocuğu, muhabbetle alıp bastı bağrına.

 

Meliklere yakışır bir tarzda etti ikrâm.

Ve yenildi sarayda çeşitli lezîz taâm.

 

"Âsiye", daha sonra çocuğu Fir’avna da,

Götürdü ki, o dahî bulunsun bir ikrâmda.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan