ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

14 - EYYÛB ALEYHİSSELÂM

RAHÎME HÂTUN'UN SADÂKATİ

 

Hak teâlâ, "Hazreti Eyyûb"u, malı ile,

İmtihân eylemişti sonra da evlâdiyle.

 

Her ikisinde dahî, Rabbine şükrederek,

Kazandı imtihânı şikâyet etmiyerek.

 

Bu ikisinden sonra, mübârek bedenine,

Bir "Hastalık" vererek, imtihân etti yine.

 

Öyle ki, gün geçtikçe ilerledi hastalık.

Tâkat getirilmesi güç hâle geldi artık.

 

"Yedi sene, yedi gün" devâm etti işbu dert.

Yine de o hâlinden etmedi hiç şikâyet.

 

Akrabâsı, ahbâbı gelmez oldu yanına.

Eşi “Rahîme Hâtun” bakardı yalnız ona.

 

"Yedi sene" baktı da, yılmadı yine fakat.

Az bulunur cihânda böyle ehl-i sadâkat.

 

Şefkat ve merhametle hizmete etti devâm.

Usanmadan, zevk ile gösterdi hep ihtimâm.

 

El işleri yaparak, maîşetini dahî,

O, kendi üzerine almıştı bizâtihî.

 

Her neye ihtiyâcı olsa idi beyinin,

Kendisi gayret edip, ederdi yine te'min.

 

Eyyûb aleyhisselâm, çekti de bunca zahmet,

Yine de hastalıktan etmedi hiç şikâyet.

 

Bu sefer la'în şeytân, ona adâvetinden,

Şehir ahâlisine vesvese verdi hemen.

 

Dedi ki: (Rahîme’ye olmayın ki hiç yakın,

Eyyûb’un hastalığı, size de bulaşmasın.

 

En iyisi, çıkarın onları bu şehirden.

Ancak kurtulursunuz, böyle bir tehlikeden.)

 

O insanlar, aldanıp şeytân vesvesesine,

Bir haber gönderdiler mübârek zevcesine.

 

Dediler: (Ey Rahîme, uzadı bu hastalık.

Bize bulaşmasından korkar olduk biz artık.

 

Eyyûb ile berâber, çıkın gidin buradan.

Huzûrsuz oluyoruz, hepimiz zîrâ bundan.

 

Bu, ilk ve son ihtârdır, durmayın biraz bile.

Yoksa ikinizi de, öldürürüz taş ile.)

 

O gün Rahîme Hâtun, aldı onu sırtına.

Götürdü bizzarûrî derhâl şehir dışına.

 

Altına kumlar serip, bir yastık yaptı taştan.

Hizmetini, orada sürdürdü yeni baştan.

 

Sonra, ot ve saplardan bir kulübe yaparak,

Devâm etti hizmete, içinde yatırarak.

 

Eyyûb aleyhisselâm bu kulübede artık,

Hayâtını sürerken, devâm etti hastalık.

 

Hattâ o, senelerce çekti de böyle mihnet,

Yine bu hastalığı, "dert" değil, bildi "nîmet".

 

O, bu kulübesinde hasta yatarken bile,

Emri mâruf yapardı herkese o hâliyle.

 

(Allahü teâlâyı hâtırlayın!) diyordu.

Sabır ve şükretmeyi tavsiye ediyordu.

 

Rahîme Hâtun ise, şehirli hanımlara,

İplik eğirmek ile meşgûldü ara ara.

 

Onun üstünde idi çünkü maîşetleri.

Para kazanıyordu yaparak bu işleri.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan