|
13 - YÛSÜF ALEYHİSSELÂM
YOKSA
SEN YÛSÜF MÜSÜN?
Vaktâ ki
kardeşleri, gelip Yûsüf Nebî'ye,
Yalvarınca, (Az
daha bize buğday ver) diye,
Yûsüf
aleyhisselâm, onlara şefkatinden,
Kendisini
tanıtmak arzû eyledi hemen.
Ve lâkin
bundan önce, onlara bir nasîhat,
Olması
kabîlinden bir suâl sordu bizzât.
Dedi ki:
(Siz Yûsüf'e yaptığınız o işten,
Tövbe edip,
şu anda pişmân mısınız cidden?
Siz beni,
babamızdan ne için ayırdınız?
Ve niçin beni
o gün bir kuyuya attınız?)
O, bunu
sormak ile istemişti ki, o an,
İstiğfâr
eylesinler eski günâhlarından.
Yoksa onun
maksadı, bunu hatırlatarak,
Değildi hiç
onları ayıplayıp kınamak.
Yûsüf
aleyhisselâm, o gün kardeşlerine,
Bu gibi
suâlleri sorması üzerine,
Bir şaşkınlık
içine düştü hepsi büsbütün.
Şüpheyle
sordular ki: (Yoksa sen Yûsüf müsün?)
Bünyâmin de
yanında duruyordu o ara.
Tanıttı
kendisini en nihâyet onlara.
Buyurdu:
(Ben Yûsüf'üm, bu dahî Bünyâmin'dir.
Bize bu
nîmetleri ihsân eden Rabbimdir.
Bizi,
birbirimize kavuşturmakla şu an,
Eyledi Hak
teâlâ bize büyük bir ihsân.)
Onlar vâkıf
olunca işin hakîkatine,
Hayretle
bakıştılar hemen birbirlerine.
Önce Yûsüf
Nebî'yi meth-ü senâ ettiler.
Sonra
hatâlarını îtirâf eylediler.
Dediler ki:
(Biz sana yaptığımız o işten,
Günâhkâr
olduk ama, pişmânız şimdi içten.)
Îtirâf
eyleyince onlar bu işlerini,
Affeyledi o
dahî hemen kardeşlerini.
Buyurdu:
(Bundan sonra, bu işleri sayarak,
Size bir
ayıplama yoktur ve olmıyacak.
Allah,
günâhınızı eder af ve mağfiret.
O,
merhametlilerin en büyüğüdür elbet.)
Affedildiklerini müjdeleyip onlara,
Mahzûn
gönüllerini ferahlattı o ara.
O gün
kardeşlerini, Yûsüf aleyhisselâm,
Affederek,
onlara yaptı çok izzet, ikrâm.
Kardeşleri,
onun bu ikrâmını görünce,
Ezilip,
kendisine dediler ki hemence:
(Bize, çok
ikrâmlarda bulundunuz her zaman.
Ama biz çok
mahcûbuz o yaptıklarımızdan.)
Cevâben
buyurdu ki: (Beni, şimdiye kadar,
Az dirheme
satılmış "Köle" bildi insanlar.
Şimdi ben
şeref buldum sizlerin sâyesinde.
Ve yükseldi
mertebem, insanların nezdinde.
Çünkü
öğrendiler ki, kardeşiyim sizlerin.
Ve
oğullarındanım hem "Yâkub Peygamber"in.
İnsanlar,
sâyenizde bunları öğrendiler.
Ve ben,
nazarlarında şimdi oldum mûteber.)
Kendisine
zulmeden kardeşlerine, o gün,
Velhâsıl
davranışı böyleydi o büyüğün.
|