ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - YÛSÜF ALEYHİSSELÂM

BÜNYÂMİN TUTUKLANDI

 

"Yûsüf de çalmış idi" deyince o kardeşler,

Duymazlıktan gelmişti bunu Yûsüf Peygamber.

 

Yâni cevap vermedi onların sözlerine.

Ve eski suçlarını vurmadı yüzlerine.

 

Düşündü: "Unutmadım sizin o işinizi.

Hani siz, yıllar önce mâsum kardeşinizi,

 

Yâni beni, çocukken babamdan ayırdınız.

Uzaklara götürüp, bir kuyuya attınız.

 

Sonra beni  kuyudan çıkaran o zevâta,

"Köle" diye sattınız çok ucuz bir fiyâta.

 

Şimdi de "Hırsızlık"la suçluyorsunuz, fakat,

Söylediğiniz gibi değildir hiç hakîkat.

 

Sizin o sözünüzün aslını, Hak teâlâ,

Sizden iyi olarak bilmektedir pekâlâ."

 

Velhâsıl kardeşleri, çok mahcûbtu o günde.

Zîrâ "Tas" bulunmuştu "Bünyâmin"in yükünde.

 

Mısırda kalacaktı Bünyâmin de bu yüzden.

İşte, kardeşlerini bu idi asıl üzen.

 

Zîrâ düşündüler ki: "Bünyâmin dönmez ise,

Nasıl cevap veririz gidip pederimize?

 

Bünyâmin'i almadan dönersek eğer geri,

Kat be kat fazlalaşır babamızın kederi."

 

Sonra Yûsüf Nebî'ye dediler ki: (Ey azîz!

Bünyâmin dönmez ise, mahvolur pederimiz.

 

Zâten o, hep ağlıyor firâkıyle "Yûsüf"ün.

Ağlamaktan, gözüne perde indi büsbütün.

 

"Bünyâmin"i, Yûsüf'ün yerine koyuyordu.

Ve sâdece onunla tesellî oluyordu.

 

Çünkü o, Bünyâmin'i seviyordu çok fazla.

Bünyâmin'in yerini tutamayız biz aslâ.

 

Lütfen onun yerine, içimizden birini,

Alıkoy da, ne olur âzâd et Bünyâmin'i.)

 

Yûsüf aleyhisselâm dinledi bunu, fakat,

Bu teklîfi reddedip, etmedi muvâfakat.

 

Buyurdu ki: (Zulümdür sizin bu teklîfiniz.

Sizin fetvânız ile tutukladık onu biz.

 

Siz bana dersiniz ki, "Bırak suçlu olanı.

Tevkîf eyle yerine günâhı olmıyanı".

 

Allaha sığınırım böyle zulüm yapmaktan.

Bu yüzden vazgeçemem onu tutuklamaktan.

 

Sizin dîniniz dahî, böyle emretmektedir.

Aksine bir davranış, zulüm, günâh demektir.)

 

Bu cevap karşısında, kalmadı ümitleri.

Sonra, fısıldaşarak çekildiler hep geri.

 

Büyükleri dedi ki: (Gelirken buraya siz,

Bünyâmin husûsunda hani söz vermiştiniz.

 

Siz şimdi geri dönün, babamızın yanına.

Olan bu hâdiseyi anlatın aynen ona.

 

Ve deyin ki: "Bünyâmin, gördüğümüze göre,

Hırsızlık yaptığından dönemedi geriye.

 

Hükümdârın su kabı, çıktı onun yükünden.

Ve Bünyâmin, Mısır'da tutuklandı bu yüzden.

 

Hakîkaten çaldı mı, yoksa bir hîle midir?

Bunun hakîkatini sâdece Allah bilir".)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan