|
13 - YÛSÜF ALEYHİSSELÂM
BÜNYÂMİN'İ DE GETİRİN!
Mâliye
vekîliyken "Yûsüf Nebî" Mısır'da,
Yanına,
kardeşleri geldiler o sırada.
Yûsüf
aleyhisselâm, tanıdı onları hep.
Sordu ki: (Gelmenizin
maksadı nedir acep?)
Dediler ki:
(Bir kıtlık geldi bizim diyâra.
Zahîre almak
için, gelmiştik buralara.)
Buyurdu ki: (Yalandır
sizin bu dediğiniz.
Gâliba siz
buraya, câsusluğa geldiniz.
Eğer böyle
değilse, siz Mısır diyârına,
Ne maksatla
geldiniz, söyleyin onu bana.)
Dediler ki:
(Ey azîz, bizler on birâderiz.
İbrâhîm
Peygambere dayanır sülâlemiz.
Gerçekten
ülkemizde "Kıtlık" oldu bu ara.
Zahîre almak
için gelmiştik bu diyâra.
İhtiyâr bir
babamız vardır ki ayriyeten,
Onun isteği
ile, geldik Ken'an ilinden.
Buradan başka
yerde olmayınca zahîre,
Biz de
mecbûriyetten, çıkıp geldik bu yere.)
Yûsüf Nebî
sordu ki: (Peki, sizler geldiniz.
Evinde yalnız
mıdır şu anda pederiniz?)
Dediler:
(Babamızın vardı ki bir evlâdı,
Onu çok
seviyordu, "Yûsüf"tü onun adı.
O Yûsüf,
yıllar önce, çocuk iken mâlesef,
Bizim
gafletimizden bir kırda oldu telef.
Onun firâkı
ile, gece ve gündüzleri,
Ağlayıp,
babamızın görmez oldu gözleri.
Var başka
onun gibi, küçük birâderimiz.
Onu, "Yûsüf"
yerine koymuştur pederimiz.
Adı "Bünyâmin"
olup, küçüktür hepimizden.
Ayırmak
mümkün değil, onu pederimizden.
Zîrâ o, "Bünyâmin"le
tesellî olmaktadır.
Onu, kendi
yanından hiç ayırmamaktadır.)
Yûsüf
aleyhisselâm dinledi sözlerini.
Yine belli
etmedi onlara kendisini.
Sonra, şahıs
başına birer yük hesâbiyle,
On deve yükü
verdi buğdayı parasiyle.
Velâkin
kardeşleri dediler ki: (Ey aziz!
Bünyâmin için
dahî, bir yük buğday veriniz.)
Yûsüf
aleyhisselâm, "Peki" deyip o zaman,
Bir yük de,
onun için zahîre etti ihsân.
Sonra da
buyurdu ki: (Bünyâmin'e herhâlde,
Babanızın
sevgisi, sizden daha ziyade.
Ve lâkin
niçin onu, sizden fazla seviyor?
Bu, doğrusu
insanı hayrete sevkediyor.
Mâdem ki onu
sizden, daha çok sevmektedir,
Öyleyse bu,
bir şeye işâret etmektedir.
Bünyâmin'in,
akıl ve fazîlet bakımından,
Kâmil biri
olduğu, anlaşılıyor bundan.)
Yûsüf Nebî,
onlara söyleyip böyle şeyler,
Dedi: (Bünyâmin'i
de getirin öbür sefer.
Eğer
getirmezseniz siz o kardeşinizi,
Şimdiden
diyeyim ki, vermem zahîrenizi.)
Paralarını
dahî, onlardan habersizce,
Yükleri
arasına, geri koydu gizlice.
|