ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - YÛSÜF ALEYHİSSELÂM

RÜYÂNIN TÂBİRİ

 

Zindanda rüyâ gören kimseler, çok geçmeden,

Çıktılar ikisi de yine hapishâneden.

 

Yûsüf aleyhisselâm, onların rüyâsını,

Nasıl tâbir ettiyse, gördüler aynısını.

 

"Şerbetçi", hakîkaten affedilip ânında,

Makâm sâhibi oldu hükümdârın yanında.

 

"Ekmekçi"yse, asıldı çıkıp hapishâneden.

Kuşlar gelip, beynini yediler çok geçmeden.

 

Yûsüf aleyhisselâm, o zindanda ne kadar,

Kaldığı husûsunda şüphe ve ihtilâf var.

 

Bâzısı "Yedi sene" diye bildirmişlerdir.

Bâzısı da "Oniki sene"dir demişlerdir.

 

Ne zaman ki zindandan çıkma vakti gelince,

Mısır'ın Fir'avunu rüyâ gördü bir gece.

 

Cümle müneccimleri topladı bir araya.

Dedi ki: (Ben bu gece, gördüm garip bir rüyâ.

 

Yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin,

Yediklerini gördüm, bunu tâbir eyleyin.

 

Ve ayrıca gördüm ki, kurumuş yedi başak,

Yedi yeşil başağı yok ettiler çabucak.

 

İşte gördüm bu gece, böyle garip bir rüyâ.

Sizleri, bunun için topladım bir araya.

 

Ey ileri gelenler, bunu siz düşünün hep.

Gördüğüm bu rüyânın tâbiri nedir acep?)

 

Dediler: (Bu, karışık bir rüyâdır ey Azîz!

Biz böyle rüyâların tâbirinden âciziz.)

 

O gün, o "Şerbetçi" de vardı aralarında.

Hemen Yûsüf Nebî'yi hâtırladı ânında.

 

Çünkü o demişti ki: (Çıktığında zindandan,

Hükümdârın yanına vardığında beni an.)

 

Dedi: (Ben tanırım ki o zindanda birini,

Ancak o yapabilir bu rüyâ tâbirini.

 

İlim, hikmet sâhibi, fazîletli kişidir.

Bunu tâbir eylemek ancak onun işidir.

 

Nitekim "Ekmekçi"yle ikimiz, daha önce,

Karışık birer rüyâ görmüş idik bir gece.

 

Ona tâbir ettirdik rüyâları biz hemen.

Nasıl tâbir ettiyse, vukûa geldi aynen.

 

Eğer izin verirsen, o kimseye gideyim.

Tâbirini öğrenip, size haber vereyim.)

 

Fir'avn, sevinç içinde dedi: (Hemen git ona.

Rüyânın tâbirini öğrenip söyle bana.)

 

Şerbetçi, hükümdârın yanından ayrılarak,

Geldi Yûsüf Nebî'ye hemen âcil olarak.

 

Kendisine anlatıp Fir'avnın rüyâsını,

Dedi ki: (Söyler misin bu düşün mânâsını?)

 

Yûsüf aleyhisselâm, rüyâyı dinliyerek,

Şöyle tâbir eyledi fazla düşünmiyerek:

 

(Yedi semiz inekle, yedi de yeşil başak,

Yedi sene bolluğa işârettirler ancak.

 

Yedi kuru başakla, o zayıf inekler de,

Yedi yıllık kıtlığı gösteriyor ilerde.

 

Bolluk senelerinde saklasın zahîreyi.

Sonra satıp, parayla doldursun hazîneyi.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan