ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - YÛSÜF ALEYHİSSELÂM

YOKSA HAPSE GİRERSİN !

 

Müstesnâ güzellikte olsa da Yûsüf Nebî,

Ondan daha güzeldi o "Hüdânın Habîbi".

 

Nitekim Resûlullah buyurdu ki kendi de:

(Çok güzeldir Allahın her bir Peygamberi de.

 

Lâkin onlar içinde, sizin Peygamberiniz,

En güzel yüzlüsü ve seslisidir şüphesiz.)

 

Hazreti Âişe de buyurdu ki bu bâbta:

(Resûl'den güzel  kimse yoktur bu kâinâtta.

 

Yûsüf'ü satın almak istiyen o zenginler,

Resûl'ün cemâlini işitselerdi eğer,

 

Yüzünün güzelliği dillere destân olan,

Yûsüf için, hiç para vermezlerdi o zaman.

 

Bir kere görmek için Resûl'ün nûr yüzünü,

Satarlardı her biri, bütün mâl-ü mülkünü.

 

Ve hazreti Yûsüf'ü görüp hayrân olanlar,

Ellerini kesip de, hiç acı duymayanlar,

 

Görseler idi eğer Sevgili Peygamberi,

Kalplerini keser de, olmazdı haberleri.)

 

Velhâsıl o kadınlar, bir müddet sonra yine,

Geldiler herbirisi tekrâr kendilerine.

 

Hepsi, hayretlerini tam dile getirerek,

Dediler ki: (Bu kişi, insan değil, bir melek.)

 

Zelîhâ da onlara dedi: (İşte bakınız!

Sizler ayıplanmaya benden çok lâyıksınız.

 

Ey kadınlar ne oldu, sizlerin bu hâli ne?

Şimdi hak verdiniz mi Zelîhâ'nın hâline?

 

Siz daha ilk görmede Yûsüf'ü bir kerecik,

Ne oldu, kendinizden geçtiniz hemencecik.

 

Siz, daha lâyıksınız öyleyse kınanmaya.

Güç yetiremediniz ona bir an bakmaya.

 

Bense, çoktan beridir yanındayım Yûsüf'ün.

Sizin bu hâlinize düşmedim aslâ bir gün.

 

Beni kınamanıza sebep olan genç budur.

Gördünüz ki Zelîhâ, o hâlinde mâzurdur.)

 

Zelîhâ'nın bu işte, yine asıl maksadı,

Nefsinin arzûsuna kolayca kavuşmaktı.

 

"Bu işte, onların da yardımı olur" diye,

Başvurmuştu o böyle bir plân ve hîleye.

 

Dedi: (Siz de duydunuz, sizin de bilginiz var.

Ben ondan bir talepte bulundum bir zamanlar.

 

O ise, bu husûsta gösterip mâsumiyet,

Benim bu teklîfimi ânında eyledi red.

 

Emrettiğim o şeyi yapmaz ise eğer ki,

Zindanlara atılıp, sürünür elbette ki.)

 

Kadınlar, Zelîhâ'ya hak verdiler büsbütün.

Ve hemen etrâfında toplandılar Yûsüf'ün.

 

Dediler: (Zelîhâ'ya etme sakın îtirâz.

Emrine karşı gelmen, sana fayda sağlamaz.

 

Zîrâ hapse attırır yoksa seni Zelîhâ.

Kendine yazık olur, bak henüz gençsin daha.)

 

Böyle baskı yaparak onlar "Yûsüf Nebî"ye,

Onu tahrîk ettiler o işi yapsın diye.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan