|
12 - YÂKUB ALEYHİSSELÂM
PEYGAMBER GÖNDERİLMESİ
"Yâkub aleyhisselâm",
dayısının evinde,
Kalarak, uzun müddet
bulundu hizmetinde.
Ve onun kızı ile
evlenerek sonradan,
"Yûsüf aleyhisselâm"
doğdu bu hanımından.
Bu oğlunun dünyâya
teşrîf ettiği sene,
Peygamber gönderildi
Ken'an ahâlisine.
Ve ona, Hak teâlâ
gönderdi ki şu vahyi:
(Îmân
ve ibâdete dâvet et
ahâliyi!)
Yâkub
aleyhisselâm, bu vahyi
alır almaz,
Bunu, dayısına da aynı
gün eyledi arz.
Teşekkürler ederek
iyilikleri için,
Ve "Ken'an"a gitmeye,
istedi ondan izin.
O dedi ki: (Ey
Yâkub, mâdem ki böyledir
hâl,
Âilenle birlikte, revân
ol yola derhâl.
Seninle uzun müddet
yapmıştık arkadaşlık.
Görmedim senden aslâ bir
kötülük, fenâlık.)
Beşyüz
koyun ve sığır, bir o
kadar katır, at,
Vererek, uğurladı onları
kendi bizzât.
Vaktâ
ki yaklaştılar onlar
"Ken'an ili"ne,
Melekler müjde verdi,
bunu birbirlerine.
Lâkin Îys, bilmiyordu iç
yüzünü bu işin.
Dedi ki: (Ben
lâyıktım Peygamber olmak
için.)
Dörtyüz
kişi toplayıp, kurdu
kötü bir niyet.
"Onu öldürmek" için,
yola çıktı pür hiddet.
"Yâkub Nebî", birini
elçi gönderip Îys'e,
Buyurdu ki: (Git
ondan, bir haber getir
bize.)
O gidip gördü Îys'in o
kötü niyetini.
Ve gelip arz eyledi
hiddetle geldiğini.
Bu sefer de oğlunu
çağırıp huzûruna,
Buyurdu ki: (Şimdi de,
sen git Îys'in yanına.
Ona de ki: "Babamın,
size selâmları var.
Diyor ki, sor bakalım, o
niçin böyle yapar?
Biz, seninle kardeşiz
herşeyden daha önce.
Aldın bütün malımı
pederimiz ölünce.
Sen, benim helâkimi
istedin haddi aşıp.
Ben evimi terk ettim,
yanından uzaklaşıp.
Şimdi ise Peygamber
eyledi beni Allah.
Bana inanır isen,
bulursun ancak felâh".)
Oğlu "Peki" dedi
ve giderek amcasına,
Ne tembîh etti ise,
söyledi aynen ona.
Lâkin Îys, bunu dahî
kabûl eylemeyince,
Yâkub
aleyhisselâm duâ etti
bir nice.
Dedi ki: (Yâ
ilâhî, beni ve
mü'minleri,
Kardeşimden gelecek
zarardan eyle berî.)
Peygamberlik şefkat ve
merhameti içinde,
Îmâna gelmesini
istiyordu Îys'in de.
Az sonra iki taraf,
birden karşılaştılar.
"Îys" ile "Yâkub
Nebî" az ileri
çıktılar.
Teke tek mücâdele
başladı birden bire.
Îys'i,
Yâkub Peygamber kaldırıp
vurdu yere.
Daha sonra göğsünün
üstüne oturarak,
Buyurdu ki: (Gördün
mü, ne yaptı cenâbı
Hak?)
Îys
özür diliyerek, ağladı
göz yaşiyle.
Oda kalkıp, hemence
sarıldı kardeşiyle.
Îys
dedi: (Affet beni,
bildim ki Hak teâlâ,
Seni Peygamber yapıp,
eyledi benden âlâ.)
Yâkub
Peygamber dahî, buyurdu:
(Ey
kardeşim!
Benim de, şimdi ancak
huzûra erdi içim.) |