ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

10 - İSMÂİL ALEYHİSSELÂM

NASIL SEVİNMİYEYİM?

 

Sevinince İsmâil, “kurbân” olacağına,

Babası Halîlullah, çok hayret etti buna.

 

Buyurdu: ("Seni kurbân edeceğim" diyorum.

Buna rağmen seni çok sevinçli görüyorum.)

 

Dedi ki: (Babacığım, nasıl sevinmiyeyim.

Rabbimden istediğim, bu idi zâten benim.

 

O'nun rızâsı üzre ve O’nun huzûruna,

Gitmekten daha büyük, “Müjde” yok zîrâ bana.

 

Bütün ömrüm boyunca çeksem de çok eziyyet,

Yine de kolaylıkla, ele geçmez bu nîmet.

 

Şimdiyse bu devlete, kolay kavuşacağım.

Sen şimdi vazîfeni îfâ et babacığım!

 

Ne emir aldın ise Allahü teâlâdan,

Çabuk getir yerine, geçirme daha zaman.

 

Senden, Hak teâlâya "Oğlunu" fedâ etmek.

Benden de, Allah için, bir "Can" fedâ eylemek.

 

Haydi bitir işini, çabuk ol babacığım.

Zîrâ "Dosta varma"yı, çok ister şimdi canım.

 

Nemrûd, seni ateşe atınca, son olarak,

Sabrettin, râzı oldu zâtından cenâb-ı Hak.

 

Ben de, "Boğazlanmaya" sabredeyim ki şu an,

Belki Allah, benden de râzı olur o zaman.

 

Senden ayrılırsam da, Rabbime kavuşurum.

Ona, kendi rızâsı üzre vâsıl olurum.

 

Gerçi ayrılırsam da, dünyâ nîmetlerinden,

Cennet nîmetlerine, ererim ebediyyen.

 

Can vermek bir an sürer, sabretmesi kolaydır.

Benim asıl üzüntüm, sırf senden dolayıdır.

 

Çünkü sen, elin ile, boğazlarsın oğlunu.

Hem de ömrün boyunca, unutmazsın hiç bunu.

 

Evlât hasreti” ile, dâim yanar ciğerin.

Devâm eder bu acı, tâ ki ölene değin.

 

Niçin daha önceden, vermedin bana haber?

Sarılıp ağlaşsaydık annem ile berâber.)

 

Buyurdu: (Bir gevşeklik olur da birinizden,

Azarlanırız diye, çok korktum Rabbimizden.)

 

İsmâil arz etti ki: (Ey şefkatli pederim!

"Senin rızân"dan gayri, bir gâyem yoktur benim.

 

Birkaç vasiyyetim var, iznin olursa eğer,

Onları, hazretine diyeyim birer birer.)

 

Babası buyurdu ki: (Ey seâdetli oğlum!

Nedir o vasiyyetler, beyân et, dinliyorum.)

 

Dedi ki: (Önce beni, bağla ki şu ip ile,

Bir kusûr etmiyeyim, canımın acısıyle.

 

İkincisi, topla ki mübârek eteğini,

Kanımdan sıçrayıp da, üzmesin hazretini.

 

Üçüncüsü, bıçağı bile hem, şunun için:

Zahmetsiz ve kolayca hâllolsun senin işin.

 

Dördüncüsü, yüzüme bakma ki bir kez bile,

Emri geciktirirsin, babalık şefkatiyle.

 

Beşincisi,  çıkarıp gömleğimi sırtımdan,

Boğazla ki, gömleğe sıçramasın kanımdan.

 

Sonra bu gömleğimi, götürüp anneme ver.

Selâm söyle ve de ki, etmesin fazla keder.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan