|
09 - LÛT ALEYHİSSELÂM
HANIMI İHÂNET ETTİ
"Lût aleyhisselâm"ın,
kavmini helâk etmek,
Üzere, Hak teâlâ
göndermişti üç melek.
Hem de o melekleri, bu
kavmin helâkine,
Gönderirken, onlara
emretmişti ki yine;
(Bu kavmin azgınlığı
hakkında, Lût Nebî'nin,
Tam dört defâ şâhitlik
etmesini bekleyin.)
Lût Peygamber, onları
"genç" ve "güzel"
görünce,
Endîşeye kapıldı, onlar
için ilk önce.
Zîrâ düşünmüştü ki, "Bu
çok azgın ve sapık,
Alçaklar, bu gençlere
yaparlar bir fenâlık."
Hemen suâl etti ki: (Nereden
gelirsiniz?)
Dediler ki: (Çok uzak
bir yerden geliriz biz.)
Buyurdu ki: (Bu
kavmin, ne kadar azgın,
şakî,
Oldukları hakkında,
bilginiz var mı peki?)
Cebrâil, meleklere dönüp
yaptı işâret.
Ve yavaşça dedi ki: (Bu,
birinci şehâdet.)
Dediler ki: (Biz senin,
misâfiriniz ey Lût!
Bu kavimde ne gibi
azgınlık, günâh mevcûd?)
Buyurdu: (Yer
yüzünde, bunlardan daha
alçak,
Bir kavim yoktur daha,
kahretsin cenâb-ı Hak.)
O böyle söyleyince,
Cebrâil dönüp yine,
(Bu, ikinci şehâdet)
dedi diğerlerine.
Lût peygamber, onlara
buyurdu ki bu defâ:
(Bekleyin de karanlık
yayılsın her tarafa.
Sizin ile birlikte,
şehre girdiğimizi,
Bu alçak insanlardan,
görmesin hiç birisi.
Çünkü öyle azgın ve
ahlâksızdır ki bunlar,
Allah'ın lânetine
olsunlar hepsi dûçar.)
Cebrâil, meleklere yine
yaptı işâret.
Ve yavaşça dedi ki: (Bu,
üçüncü şehâdet.)
Biraz sonra, iyice
bastırınca karanlık,
Buyurdu ki: (Gizlice
gidebiliriz artık.)
Öne geçti kendisi,
arkasında melekler.
Kimseye görünmeden,
gelip eve girdiler.
Kilitledi kapıyı, hemen
sonra içerden.
Hanımını çağırıp, tembîh
etti ki hemen;
(Getirdiğim bu gençler,
misâfirimdir benim.
Bilirsin, çok ahlâksız
kimselerdir bu kavim.
Bu yüzden bunlar için
ben düştüm endîşeye.
Bu husûsu gizli tut,
söyleme hiç kimseye.)
Söz vermesine rağmen,
"Peki, olur!" diyerek,
Haber verdi kavmine,
ihânet eyliyerek.
Çünkü o, îmân ile
olmamıştı müşerref.
Bunu, hemen kavmine
ihbâr etti mâlesef.
Dedi ki: (Ey
insanlar, haber vereyim
size.
Lût, erkek misâfirler
getirdi hânemize.
Öyle parlak ve güzel
gençtir ki hem de
bunlar,
Görmedim böylesini hattâ
şimdiye kadar.)
Zâlimler toplandılar,
duyunca bu haberi.
Gelerek, muhâsara
eylediler bu evi.
Lût aleyhisselâmı,
dışarı çağırdılar.
Dediler ki: (İçerde,
genç misâfirler mi var?
Bize teslîm eyle ki, o
genç misâfirleri,
Onlara da yapalım, o
mâlum fiilleri.)
Lût peygamber üzülüp,
çok daraldı o ara.
Ve nasîhat etmeye
başladı azgınlara. |