ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

09 - LÛT ALEYHİSSELÂM

ÖLDÜRMEK İSTEDİLER

 

Lût Peygamber, kavmini, usanmadan, yılmadan,

"Allah'ın birliği"ne, çağırırdı durmadan.

 

Lâkin o insâfsızlar, inkâr ederdi yine.

Hattâ taş atarlardı, mübârek bedenine.

 

Fakat korurdu o'nu, Allah'ın himâyesi.

Etmezdi hiç isâbet, zîrâ tek bir tânesi.

 

Onlar taş atsa bile, o ederdi nasîhat.

Ve bunda, "elli sene" eyledi sabır, sebât.

 

Lâkin o nasîbsizler, yine inanmadılar.

Hattâ "öldürmek için", bir gün karâr aldılar.

 

Bildirdi bu husûsu, Allah bu Nebî'sine.

Bir dağa gitmesini, emretti kendisine.

 

Vaktâ ki geldi o'na, böyle emr-i ilâhî,

Şehirden ayrılarak, dağa gitti o dahî.

 

Kavminden yedi kişi, gittiğini farkedip,

Arkasına düştüler, izini tâkib edip.

 

O ise, uzun zaman yürüyüp yorulmuştu.

Ve bir taşın üstüne, uzanıp uyumuştu.

 

Gelip o'nu buldular, tâkib netîcesinde.

Gördüler ki uyuyor, bir taşın üzerinde.

 

Öldüreceklerdi ki kendisini uyurken,

O an dikkatlerini, bir husûs çekti birden.

 

Zîrâ farkettiler ki, hayret ile şu hâli,

Yattığı taş, yumuşak, sanki "sünger" misâli.

 

Hattâ çukurlaşmıştı, yattığı yer tamâmen.

Onlar bunu görünce, îmân ettiler hemen.

 

"Lût Peygamber" oradan, kavmine döndü yine.

Devâm etti onlara, hak yolu teblîğine.

 

Kavminden bir kimsenin, bir gün oğlu kayboldu.

Pek çok aradıysa da, lâkin bulamıyordu.

 

Çâresizlik içinde, geldi Lût Peygambere.

Dedi ki: (Benim oğlum, kayboldu birden bire.

 

Her yerde arıyorum, lâkin bulamıyorum.

Ayrılığına ise, hiç dayanamıyorum.

 

Sen, gerçekten Allah'ın peygamberiysen eğer,

Oğlumun bulunduğu yeri bana haber ver.)

 

"Lût Nebî", bir an için, kapayıp gözlerini,

Gördü ve haber verdi, o çocuğun yerini.

 

Çok geçmeden oğlu da, çıka geldi o yerden.

O bunu da görünce, îmâna geldi hemen.

 

"Lût Nebî", kavmi için eyledi bunca gayret.

Onları, "elli sene" îmâna etti dâvet.

 

Ve lâkin o nasîbsiz Sedum ahâlisinden,

Sâdece "sekiz kişi", inandı içlerinden.

 

İki de kızı vardı kendisine inanan.

Kendi hanımı bile, etmedi o'na îmân.

 

Elli sene içinde, o kadar etti gayret.

İnanan, "on kişi"yi geçmemişti nihâyet.

 

Kâfirler, kendisine hem inanmıyorlardı.

Hem de küçümsiyerek, alay ediyorlardı.

 

Sonunda, ufak taşlar ve kumlar geldi dile.

Dediler: (Ey Peygamber, Rabbinden şunu dile:

 

Bizi, ateş hâline getirsin de Rabbimiz,

Hepsini teker teker, yakalım her birimiz.)

 

O da Hak teâlâya, eyledi şöyle niyâz;

(Beni ve âilemi, bunlardan eyle halâs.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan