ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

08 - İBRÂHİM ALEYHİSSELÂM

BABASI TÂRÛH İDİ

 

İbrâhim Halîlullah, ülül'azm peygamberdir.

Ve "Keldânî" kavmine gönderilen Nebîdir.

 

Resûlullah'tan sonra, bilcümle peygamberler,

Ve insanlar içinde, o'dur üstün, mûteber.

 

Hak teâlâ, "On suhuf" gönderdi kendisine.

Îmâna dâvet etti, kavmini nice sene.

 

Allah, Ona "Halîlim", yâni "Dostum" buyurdu.

Böylece "Halîlullah" ismine mazhar oldu.

 

Sülâlesinden, pek çok peygamber geldiğinden,

"Peygamberler babası" denilir ayriyeten.

 

Babası, "Târûh" adlı bir mü'min idi, fakat,

O dünyâya gelmeden, bu kişi etti vefât.

 

Temiz bir mü'mindi hem, vâlidesi "Emîle".

İbrâhim'e, Târûh'tan kalmış idi hâmile.

 

"Âzer" diye kardeşi vardı ki bu "Târûh"un,

O ölünce, bununla evlenmişti bu hâtun.

 

Yâni "Âzer", Halîl'in, değildi öz babası.

Hem "amcası" olurdu, hem de "üvey babası".

 

Lâkin o, îmân ile olamadı müşerref.

Yıldızlara, putlara tapıyordu mâlesef.

 

Kralları "Nemrûd" da, putlara tapıyordu.

Kavmini de, zor ile puta taptırıyordu.

 

Daha sonra aldanıp, şeytân vesvesesine,

Kaptırdı kendisini, "İlâhlık" hevesine.

 

Kendi heykellerini yaptırarak bu defâ,

Sonra da, bu "putları", gönderdi her tarafa.

 

Rablerini büsbütün unutan o insanlar,

Yıldızlara, putlara ve Nemrûd'a taptılar.

 

Onlar bu azgınlıkta tanımadan had, hudûd,

Yaşarlarken, bir gece, bir rüyâ gördü Nemrûd.

 

Şöyle ki, "otururken, tahtında, birden bire,

Biri, o'nu tahtından kaldırıp vurdu yere."

 

Korku ile uyanıp, çağırdı kâhinleri.

Ve onlara sordu ki: (Nedir bunun tâbiri?)

 

Dediler ki: (Ey Nemrûd, yakında bir "Peygamber",

Çıkar ve insanları "hak yol"a dâvet eder.

 

Senin bu mülkünü de, yıkar o, temelinden.

Sen, bunun tedbîrini almalısın şimdiden.)

 

Lâkin o, kibirlenip, gücüne güvenerek,

Fazla önemsemedi, "Bu iş kolay" diyerek.

 

Ve hemen emretti ki: (Bu günden îtibâren,

Kimse, çocuk sâhibi olmıyacak kat'iyyen.

 

Ayrı, uzak duracak hanımından her erkek.

Doğan erkek çocuklar, derhâl öldürülecek.)

 

Memurlar tâyin etti, bu işi tâkib için.

Hattâ on âileye, bir memur etti tâyin.

 

Ve bütün erkekleri, sürdü şehir dışına.

Nöbetçiler diktirdi, sınır kapılarına.

 

Böylelikle, o şehrin sınırları içinde,

Hiç erkek kalmamıştı, kadınlar hâricinde.

 

Korumak gâyesiyle, Nemrûd saltanatını,

"Yüzbin" mâsum yavrunun, döktürmüştü kanını.

 

Hazret-i İbrâhim'in, vâlidesi "Emîle",

O zaman hâmileydi, Allah dostu "Halîl"e.

 

Lâkin doğumdan önce, Târûh vefât etmişti.

"Emîle hâtun" dahî, "Âzer"le evlenmişti.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan