|
06 - SÂLİH ALEYHİSSELÂM
KAYADAN DEVE ÇIKTI
Semûdlular dedi ki:
(Ey Sâlih, şu kayadan,
Bir deve çıkarırsan,
ederiz sana îmân.
Ama o, kızıl tüylü ve
hem de gebe olsun.
Ayrıca o kayadan, çıkar
çıkmaz doğursun.
Yavrusunun rengi de,
benzesin ona aynen.
Sütünü fakîr içse,
zengin olsun o hemen.)
Onların tek gâyesi, bunu
yapamasın da,
Utanıp mahcûb olsun
kavminin arasında.
Zîrâ bu, olmıyacak bir
şeydi onlar için.
İhtimâl vermediler,
olmasına bu işin.
Sâlih Peygamber ise,
güvenerek Rabbine,
Bunu kabûl etti ve
buyurdu ki kavmine;
(Yerine gelir ise, peki
bu isteğiniz,
Benim nübüvvetime, îmân
eder misiniz?)
Onlar, cevap olarak, hiç
tereddüt etmeden,
Dediler ki:
(Elbette, inanacağız
hemen.)
O zaman Sâlih Nebî, (Peki)
dedi kavmine.
Namâz kılıp, duâ ve
niyâz etti Rabbine.
Semûd halkı, merakla
kayaya bakıyordu.
O esnâda kayada, bir
kımıldama oldu.
Büyümeye başladı giderek
o kayalık.
Sonra, "Gebe bir deve"
şeklini aldı artık.
Ve bir takım sancılı
sesler peydâ oldu ve,
Koca kaya, ortadan
çatladı birden bire.
Herkes dehşet içinde
kalmış idi ki, birden,
"Kızıl tüylü bir deve"
çıkıverdi içinden.
(Lâ ilâhe illallah,
Sâlihun Nebîyyullah.
Hamd ederim ki beni,
mûcize kıldı Allah.)
Bunları, fasîh dille
söyleyince o deve,
Reîs "Cendâ",
kendini, tahtından attı
yere.
Gelip, Sâlih Nebînin
öpüverdi alnından.
Sonra Semûd kavmine,
nidâ etti ardından.
Dedi:
(Ey Semûdlular, bu kadar
körlük yeter.
Bu mûcizeyi, ancak,
gösterir bir peygamber.
Ben îmân ediyorum o
hakîkî Allah'a.
Bundan başka delîle,
lüzum yok artık daha.)
Onun ile "Yüz kişi" daha
îmân ettiler.
Velâkin çoğunluğu,
inkârda direttiler.
Reîs "Cendâ", oradan,
evine döndü hemen.
Ne kadar putu varsa,
kırıp attı tamâmen.
Üstüne, sert keçeden bir
elbise giydi ve,
Dağıttı neyi varsa,
îmânlı fakîrlere.
Sonra çıktı evinden,
kavmine vardı bizzât.
O gâfil insanlara, verdi
öğüt nasîhat.
Dedi:
(Ey Semûd kavmi, siz de
îmân ediniz!
Siz dahî o devenin
dediğini deyiniz.)
Onlar kızıp dedi ki o
zaman kendisine;
(Ne çabuk da aldandın,
Sâlih'in bu sihrine?)
Kötü sözler söyleyip,
ettiler çok hakâret.
Onların bu hâline,
üzülüp o da gâyet,
Dedi:
(Îtibârımı, ne çabuk
unuttunuz.
Siz îmân etmemekle, kötü
bir yol tuttunuz.
Biliniz ki azâbı, çok
çetindir Allah'ın.
Bunu, öldüğünüzde
göreceksiniz yârın.) |