|
06 - SÂLİH ALEYHİSSELÂM
YİNE İNANMADILAR
"Sâlih Nebî",
kırk sene uyuyup, sonra
yine,
Îmâna dâvet için, geldi
tekrâr kavmine.
Buyurdu ki:
(Ey kavmim, Lâ ilâhe
illallah!
Deyin ki, âhirette
bulasınız tam felâh.)
Kelime-i tevhîdi deyince
"Sâlih Nebî",
Bütün putlar, yüz üstü
devrildi kütük gibi.
Reîsleri, o anda düşüp
hayret içine,
(Sen kimsin?)
diye sordu, Hakkın bu
elçisine.
Sâlih aleyhisselâm,
tanıttı kendisini.
O ise dedi:
(Hayır, unutmuştuk biz
seni.
Zîra sen, aramızda yok
idin kırk senedir.
Şimdi çıktın ortaya,
anlamadık, bu nedir?)
Velhâsıl o kâfirler,
inanmayınca yine,
Bir kartal, süzülerek
geldi üzerlerine.
Dedi:
(Ey Semûd kavmi,
gerçekten bu Sâlih'tir.
Ve Allah tarafından
gelen bir Peygamberdir.)
Bir tânesi dedi ki:
(Evet, seni tanıdık.
Ama biz, seni aslâ
istemiyoruz artık.
Sen, öğüt ve nasîhat
edersin bize yalnız.
Ama bizim onlara, yoktur
ihtiyâcımız.
Ve sana, son olarak
deriz ki, git buradan!
Seni istemiyoruz, uzak
ol bu diyârdan.)
Sâlih Nebî, cevâben
buyurdu ki:
(Ama siz,
Çoluk çocuğunuzla, bugün
öleceksiniz.
Yârın da, anan baban
ölecek şu sâatte.
Benim bu dediklerim,
olacaktır elbette.
Çabuk îmân eyle ki, îmân
ile ölesin.
Âhirette, bitmeyen
nîmetlere eresin.
Ve seni dirilterek,
ilerde cenâb-ı Hak,
Gösterir bu kavime, bir
mûcize olarak.)
Bu sözler üzerine, o
kişi etti îmân.
Ve îmânlı olarak, çıkıp
gitti oradan.
O kişi, aynı günde vefât
etti hakîkat.
Çoluk çocuğu dahî, aynı
gün etti vefât.
Anne ve babası da,
ertesi günü yine,
Göçtüler hakîkaten,
âhiret âlemine.
Semûd kavmi, bu hâli
duyup hayret ettiler.
(Sâlih'in o sözleri,
doğru çıktı)
dediler.
Reîsleri "Cendâ"
da, olan hâdiselere,
Bakarak, bir korkuya
kapıldı birden bire.
O zaman Sâlih Nebî,
buyurdu ki:
(Ey kavmim!
Duâmla diriltirse o zâtı
benim Rabbim,
Hayâta döndüğünü,
görürseniz eğer siz,
Bu küfürden vazgeçip,
îmân eder misiniz?)
Dediler ki: (Ey Sâlih,
vâki olursa bu hâl,
Elbet îmân ederiz o
zaman sana derhâl.)
Gittiler hep birlikte, o
ölenin evine.
Baktılar göçüvermiş,
âhiret âlemine.
"Sâlih aleyhisselâm",
önce duâ ederek,
Seslendi o kimseye,
ismini söyliyerek.
Şehâdeti okuyup, dirildi
o zât hemen.
Dedi ki: (Peygambersin
ey Sâlih elbette sen.)
Lâkin o inâtçılar, yine
inanmadılar.
Buna da "Sihir" deyip,
dalâlette kaldılar. |