ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - SÂLİH ALEYHİSSELÂM

YİNE İNANMADILAR

 

Cibrîl aleyhisselâm, gelip Sâlih Nebî'ye,

Bildirdi: (Mü'minlere, mescit inşâ et) diye.

 

Mescidin inşâsına, başladı "Sâlih Nebî".

Yardım ediyorlardı, ona melekler dahî.

 

Mescidin yapılması, tamâm oldu nihâyet.

Mü'minler, o mescitte ederlerdi ibâdet.

 

"Sâlih Nebî" gece gün, konuşup kavmi ile,

Îmâna çağırırdı, onları tatlı dille.

 

Velâkin o insanlar, hem inanmıyorlardı,

Hem de bu Peygamberle, alay ediyorlardı.

 

Bir gün de, kendisine dediler ki: (Bizi sen,

Bilinmeyen bir dîne çağırırsın esâsen.

 

Bize, "Putlarınızı bırakınız!" diyorsun.

Âd kavmi helâkiyle, bizi korkutuyorsun.

 

Halbuki kum üstüne yapılmıştı o evler.

Elbet rüzgâr onları, yıkıp, yerle bir eder.

 

Bizim evlerimizse, dağlara oyulmuştur.

Rüzgârın dağ yıktığı, hiç vâki olmuş mudur?

 

Ey Sâlih, senin aklın ermez böyle şeylere.

-Hâşâ-Rabbinin dahî, gücü yetmez bizlere.)

 

O anda şiddetli bir ses ile irkildiler.

Bütün putlar, bu sesle, yüz üstü devrildiler.

 

Diyordu ki: (Putlara, yapılmaz hiç ibâdet.

Sâlih, Hak teâlâ'nın Peygamberidir elbet.)

 

Semûd'lular bu hâli görünce, hepsi bir bir,

Dediler: (Olsa olsa, bu, Sâlih'in sihridir.

 

Doğru bir kişi idi, halbuki o evvelden.

Şimdi, yalancılığı ortaya çıktı hepten.)

 

"Sâlih aleyhisselâm", asâsını o ara,

Yukarı kaldırarak, bağırınca onlara,

 

Kalplerine büyük bir korku düşüp o zaman,

Herbiri, bir tarafa kaçıştılar oradan.

 

Ertesi gün, tekrârdan biraraya geldiler.

Ve Sâlih Peygamberden, mûcize istediler.

 

Dediler ki: (Peygamber olduğun doğru ise,

Vahşî hayvanlar gelip, söylesin bunu bize.)

 

Seslendi Sâlih Nebî: (Ey vahşîler, geliniz!

Peygamber olduğuma, şehâdet eyleyiniz.)

 

O esnâda bir "Arslan", koşup geldi önüne.

Dedi: (Buyur ey Sâlih, muntazırım emrine.

 

Sen, Allah tarafından gelen bir peygambersin.

İnsanları küfürden, hakka dâvet edersin.)

 

Bu hâdise, onların gitti gariplerine.

Dediler ki: (Bakınız, şu Sâlih'in sihrine.)

 

Onlar böyle deyince, "Arslan" dahî âniden,

Onların üzerine, hücûma geçti hemen.

 

Kâfirler çok korkarak, evlerine gittiler.

Hattâ kapılarını, derhâl kilitlediler.

 

Lâkin arslan, terk edip gitmeyince o yeri,

Korkup, yaptıklarına pişmân oldu herbiri.

 

Dediler ki: (Ey Sâlih, senden özür dileriz.

Bizi bundan halâs et, seni dinleyeceğiz.)

 

"Sâlih Nebî", arslana işâret etti hemen.

Hayvan, boyun bükerek uzaklaştı o yerden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan