ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

05 - HÛD ALEYHİSSELÂM

KÂBEDE VEFÂT ETTİ

 

O gurûr ve kibirli ve çok azgın Âd'lılar,

O "Azâb rüzgârı"yla toptan helâk oldular.

 

Rüzgâr, o kâfirleri kaldırıp yükseklere,

Çok şiddetle, yüz üstü çarpıyordu yerlere.

 

"Rüzgâr", Hak teâlâdan sonra alıp emrini,

Yığdı üzerlerine o kum tepelerini.

 

Yedi gece, sekiz gün müddetle o kâfirler,

O kum tepelerinin altında inlediler.

 

O yığınlar altında helâk oldu her biri.

Oradan da, denize atıldı ölüleri.

 

Âd kavminin cümlesi, helâk olduğu zaman,

Henüz hayâtta idi, reîsleri "Halecân".

 

Dağa doğru kaçarken büyük can korkusuyla,

Yine îmân etmeyi düşünmüyordu aslâ.

 

"Hûd Nebî", kendisini görünce bir aralık,

Buyurdu ki: (Kendine ediyorsun çok yazık.

 

Bile bile, ebedî azâba gidiyorsun.

Ancak îmân etmekle bundan necât bulursun.)

 

"Halecân", Hûd Nebî'nin, bu en son teklîfine,

Bütün bunlara rağmen, "Peki" demedi yine.

 

Ve suâl eyledi ki: (Olursam ben müslümân,

Bana, Rabbin katında ne var peki o zaman?)

 

Hûd Peygamber, (Cennet var) diye cevap verince,

O zaman, melekleri suâl etti hemence.

 

Dedi ki: (O bulutta gördüklerim kimlerdir?)

Buyurdu ki: (Rabbimin emrinde meleklerdir.)

 

Dedi: (Bu felâkete, onlardır asıl sebep.

Onların sebebiyle, kavmim helâk oldu hep.

 

Ben müslümân olursam, o zaman senin Rabbin,

İntikâm alır mı ki onlardan benim için?)

 

"Hûd Nebî" o kâfire buyurdu ki o zaman:

(Sen, bu dünyâ yüzünde gördün mü ki bir sultân,

 

Askerine emredip, düşmanı helâk etsin.

Sonra, düşmanı için onlara cezâ vesin.)

 

O nasîbsiz "Halecân" dedi ki son olarak:

(Rabbin, keşke kavmimi etmeseydi de helâk,

 

Hep devâmlı olsaydı gücümüz, kuvvetimiz.

Ve hiç azalmasaydı malımız, servetimiz.)

 

O, inanmadıysa da ve lakin en sonunda,

"Azâb rüzgârı" gelip, helâk etti onu da.

 

"Âd kavmi" ve "Halecân", şiddetli rüzgâr ile,

Fecî bir vaziyette helâk olurken böyle,

 

"Hûd Nebî" ve mü'minler, olmayıp hiç muazzeb,

Avlu gibi bir yerde bulunuyorlardı hep.

 

O dağları deviren, bir kavmi helâk eden,

O "Rüzgâr", kâfirleri böyle helâk ederken,

 

"Hûd aleyhisselâm"la, yanında olanlara,

Ferahlatıcı tarzda esiyordu o ara.

 

O şiddetli "Kasırga", hafifleşerek hemen,

Tatlı, serinletici esiyordu tamâmen.

 

"Hûd aleyhisselâm"la îmân eden "Mü'minler",

Oradan ayrılarak Beytullaha gittiler.

 

Ve "Hûd aleyhisselâm" vefât etti bu yerde.

Harem-i şerîftedir kabr-i şerîfleri de.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan