ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

05 - HÛD ALEYHİSSELÂM

BEN DEĞİL, SİZ DELİSİNİZ!

 

"Üç sene" müddet ile devâm eden "Kuraklık",

Sebebiyle, Hûd kavmi perîşân oldu artık.

 

"Hûd Nebî", bakarak bu îkâz-ı ilâhîye,

Hep ümîd ediyordu "Îmân ederler" diye.

 

Bu yüzden teblîğine hep devâm ediyordu.

"Belki îmân ederler bu sebeple" diyordu.

 

Ve lâkin umduğunun tam aksine olarak,

Yine inanmadılar, daha uzaklaşarak.

 

Hattâ bu kuraklığa, o sebep oldu diye

Daha fazla düşmanlık yaptılar "Hûd Nebî"ye.

 

Kendi aralarında toplanıp bu kâfirler,

"Onu öldürmek" için kat'î karâr verdiler.

 

Dediler: (Bunun için, kendisine gidelim.

Ona, çok güç şeyleri, "Yap" diye söyliyelim.

 

O da yapamayınca, herkese diyelim ki,

Gördünüz mü, işte Hûd bir "Yalancı" belli ki.

 

Bize söyledikleri sözler de hepsi yalan.

Bizi. yalan sözlerle aldatıyor durmadan.

 

Herkesi, aleyhine böyle tahrîk edelim.

Sonra da, üzerine saldırıp öldürelim.)

 

Bu niyetle birleşip ve yola koyuldular.

Az sonra, "Hûd Nebî"nin huzûrunda oldular.

 

Dediler ki: (Peygamber olduğun doğru ise,

Bunun isbâtı için, mûcize göster bize.)

 

Böyle teklîf etmekten kâfirlerin maksadı,

Gûyâ Hûd Peygamberi zor duruma sokmaktı.

 

Buyurdu: (Nasıl olsun mûcize ey insanlar?)

Dediler: (Emrin ile, yön değiştirsin rüzgâr.)

 

Rabbimiz buyurdu ki Hûd Nebîye o ara:

(Ne tarafa istersen, işâret et rüzgâra.)

 

"Hûd Nebî", eli ile bir işâret ederdi.

Rüzgâr, ânî olarak o cihete dönerdi.

 

Onlar, bu mûcizeyi gördülerse de ondan,

Yine inanmadılar kuru inâtlarından.

 

Sonra bir "Dağ" vardı ki, sert kayalıktı fakat.

Bu sebeple, üstünde bitmezdi ot ve nebât.

 

Dediler: (Peygambersen, duâ et de Rabbine,

Kayalar ufalanıp, gelsin toprak hâline.)

 

Duâ etti, bir anda "Toprak" oldu kayalar.

Çiçeklerle donandı sonra da o ovalar.

 

Kayalar yumuşayıp, geldi de toz hâline,

Onların taş kalpleri yumuşamadı yine.

 

Dedikleri olunca, o kâfirler, yeniden,

Mûcize istediler bir daha Hûd Nebî'den.

 

Dediler: (Peygambersen, duâ et de Rabbine,

Koyunların yünleri, gelsin ipek hâline.)

 

Hûd Peygamber, edince Rabbinden bunu dilek,

Koyunların yünleri, bir anda oldu "İpek".

 

Bu mûcizeyi dahî görüp o nasîbsizler,

Yine inâtlarından îmâna gelmediler.

 

Dediler ki: (Biz yine inanmıyoruz sana.

Delilik ârız olmuş zîrâ senin aklına.)

 

"Hûd Nebî", bu sözlerle gadaba geldi o an.

Buyurdu ki: (Ben değil, sizsiniz deli olan.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan