ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

05 - HÛD ALEYHİSSELÂM

GÖRÜLMEMİŞ ÇILGINLIK

 

Âd kavmi insanları, dinden uzaklaştıkça,

Hak bildikleri yoldan, ayrıldılar açıkça.

 

Boy ve cüsselerine bakarak aldandılar.

Allah'a isyân edip, günâhlara daldılar.

 

Hattâ Hak teâlâyı unutup, daha sonra,

Tamâmen kapıldılar, bir kibir ve gurûra.

 

Sonra puta tapmaya başlıyan bu Âdlılar,

Zulüm ve haksızlığa, zorbalığa daldılar.

 

Zayıf ve güçsüzlere işkence yaparlardı.

Onları, binâlardan aşağı atarlardı.

 

Kimsesiz garipleri, bu zâlim kavim hattâ,

Eğlence vâsıtası görürlerdi âdetâ.

 

Baskınlar yaparlardı, güçsüz kabîlelere.

Eziyet ederlerdi, kimsesiz gariplere.

 

Şiddetli muâmele, işkence ve zorbalık,

Bu merhametsizlerin, şiârı idi artık.

 

Merhamet duyguları, kaybolmuştu tamâmen.

Hattâ zevk alırlardı, böyle fenâ hallerden.

 

Issız çöl yollarına, yanlış işâretleri,

Koyup, aldatırlardı gelen ve geçenleri.

 

Yolcular, bakarak bu yanlış işâretlere,

Bilmeden, yollarından saparlardı çok kere.

 

Onların bu çöllerde, perîşânlıklarını,

Kurda kuşa yem olup, hebâ olmalarını,

 

Seyre koyulurlardı, çıkıp yüksek yerlerden.

Hattâ zevk alırlardı, mâlesef bu şeylerden.

 

Allah korkusu ile, merhamet ve insanlık,

Duyguları, bunlarda hiç kalmamıştı artık.

 

Halbuki fevkalâde zenginlikleri vardı.

Ama sırf zulüm için, bunu kullanırlardı.

 

Dünyâlık nîmetleri, çoğaldıkça gün be gün,

Şımarıklıkları da, artıyordu büsbütün.

 

Allah'ın bahşettiği, dünyâ nîmetlerine,

Nankörlük ederlerdi, hamd ve şükür yerine.

 

Bağ bahçe, tarla hayvan, mevcûd idi her imkân.

Yoktu noksanlıkları, dünyâlık bakımından.

 

Her arzû ettikleri şeye kavuşmaları,

Daha da azıttırıp, şımartmıştı onları.

 

Çok muazzam binâlar yaparak hem de kat kat,

Tam ihtişâm içinde sürerlerdi bir hayât.

 

Binâlar yaparlardı, sırf eğlenceye âit.

Oralarda, oyunla geçirirlerdi vakit.

 

İşte bu Âd kavminin hükümdârı, "Halecân",

Adında çok zâlim bir kimse idi o zaman.

 

Yine bir zât vardı ki, bu kavim arasında,

Resûlullahın "Nûr"u, parlıyordu alnında.

 

Bu, "hazret-i Hûd" olup, üstün idi kavminden.

Onun bu fazîleti, belliydi her hâlinden.

 

O, nesebce ve soyca, onlardan idi, fakat,

Tamâmen başka türlü sürüyordu bir hayât.

 

Halîm, selîm, şefkatli, îtibâr sâhibiydi,

Herkesin saygı hürmet gösterdiği biriydi.

 

Fevkalâde güzellik sâhibiydi o hem de.

Kavminin üstünüydü, o ahlâkî yönden de.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan