|
05 - HÛD ALEYHİSSELÂM
GÖRÜLMEMİŞ ÇILGINLIK
Âd kavmi insanları,
dinden uzaklaştıkça,
Hak bildikleri yoldan,
ayrıldılar açıkça.
Boy ve cüsselerine
bakarak aldandılar.
Allah'a isyân edip,
günâhlara daldılar.
Hattâ Hak teâlâyı
unutup, daha sonra,
Tamâmen kapıldılar, bir
kibir ve gurûra.
Sonra puta tapmaya
başlıyan bu Âdlılar,
Zulüm ve haksızlığa,
zorbalığa daldılar.
Zayıf ve güçsüzlere
işkence yaparlardı.
Onları, binâlardan aşağı
atarlardı.
Kimsesiz garipleri, bu
zâlim kavim hattâ,
Eğlence vâsıtası
görürlerdi âdetâ.
Baskınlar yaparlardı,
güçsüz kabîlelere.
Eziyet ederlerdi,
kimsesiz gariplere.
Şiddetli muâmele,
işkence ve zorbalık,
Bu merhametsizlerin,
şiârı idi artık.
Merhamet duyguları,
kaybolmuştu tamâmen.
Hattâ zevk alırlardı,
böyle fenâ hallerden.
Issız çöl yollarına,
yanlış işâretleri,
Koyup, aldatırlardı
gelen ve geçenleri.
Yolcular, bakarak bu
yanlış işâretlere,
Bilmeden, yollarından
saparlardı çok kere.
Onların bu çöllerde,
perîşânlıklarını,
Kurda kuşa yem olup,
hebâ olmalarını,
Seyre koyulurlardı,
çıkıp yüksek yerlerden.
Hattâ zevk alırlardı,
mâlesef bu şeylerden.
Allah korkusu ile,
merhamet ve insanlık,
Duyguları, bunlarda hiç
kalmamıştı artık.
Halbuki fevkalâde
zenginlikleri vardı.
Ama sırf zulüm için,
bunu kullanırlardı.
Dünyâlık nîmetleri,
çoğaldıkça gün be gün,
Şımarıklıkları da,
artıyordu büsbütün.
Allah'ın bahşettiği,
dünyâ nîmetlerine,
Nankörlük ederlerdi,
hamd ve şükür yerine.
Bağ bahçe, tarla hayvan,
mevcûd idi her imkân.
Yoktu noksanlıkları,
dünyâlık bakımından.
Her arzû ettikleri şeye
kavuşmaları,
Daha da azıttırıp,
şımartmıştı onları.
Çok muazzam binâlar
yaparak hem de kat kat,
Tam ihtişâm içinde
sürerlerdi bir hayât.
Binâlar yaparlardı, sırf
eğlenceye âit.
Oralarda, oyunla
geçirirlerdi vakit.
İşte bu Âd kavminin
hükümdârı, "Halecân",
Adında çok zâlim bir
kimse idi o zaman.
Yine bir zât vardı ki,
bu kavim arasında,
Resûlullahın "Nûr"u,
parlıyordu alnında.
Bu, "hazret-i Hûd"
olup, üstün idi
kavminden.
Onun bu fazîleti,
belliydi her hâlinden.
O, nesebce ve soyca,
onlardan idi, fakat,
Tamâmen başka türlü
sürüyordu bir hayât.
Halîm, selîm, şefkatli,
îtibâr sâhibiydi,
Herkesin saygı hürmet
gösterdiği biriydi.
Fevkalâde güzellik
sâhibiydi o hem de.
Kavminin üstünüydü, o
ahlâkî yönden de. |