ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - NÛH ALEYHİSSELÂM

VEFÂTI

 

"Nûh Nebî", buğday tenli ve iri yapılıydı.

Ve fizîken "hazret-i Âdem"i andırırdı.

 

İri gözlü ve güzel bir zât idi mükerrem.

Sakalları uzunca, geniş omuzluydu hem.

 

Gâyet "gadap"lı olup, "sabrı" dahî çoktu pek.

Kavminin cefâsına, dayandı sonuna dek.

 

Zahmet ve meşakkatli geçerdi çoğu vakti.

Buna rağmen, Rabbine çok yapardı tâati.

 

"Yediyüz rekât" namâz kılardı gün ve gece.

Aslâ ilgilenmezdi, dünyâ ile zerrece.

 

"Bin sene"lik ömründe, etmedi bir ev talep.

Kıldan, siyah bir "çadır" içinde yaşadı hep.

 

Eshâbı bunu o'na, suâl etti bâhusûs:

(Ne için kendinize, bir ev yapmıyorsunuz?)

 

Buyurdu: (Bugün, yârın, ölürüz pek yakında.

Ev yapmaya değer mi bu kısacık zamanda?

 

Bu dünyâ hayâtımız, zâten kısa bir müddet.

Yapılacak tek iş var, o da Hakk'a ibâdet.)

 

Bir gün de, kendisine ev yapardı "kamış"tan.

Dediler: (Yapsaydınız, bu evi keşke taştan.)

 

Buyurdu ki: (Yakında ölecek insan için,

Bu kadarı çok bile, hikmeti budur işin.)

 

Biri dahî sordu ki: (Kerpiç varken, acep siz,

Niçin kara çadırdan, ev binâ edersiniz?)

 

Buyurdu ki: (Ölünce, bırakıp gideceğim.

Daha kıymetlisine, niçin zahmet çekeyim?)

 

Vefâtı yaklaşınca, "Sâm" adlı evlâdını,

Çağırıp, yaptı o'na en son nasîhatını.

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, ben artık ölüyorum.

Sana, iki nasîhat bırakıp gidiyorum.

 

Birincisi şudur ki, "şirk koşma" hiç Allah'a.

Yoktur bir insan için, bedbahtlık, bundan daha.

 

Öbürü, "kibir"dir ki, şeytânın sıfatıdır.

Bir zerre kibri olan, Cennetten mahrûm kalır.)

 

Ülül'azm peygamberler içindedir kendisi.

Bu sebeple indallah, yüksektir derecesi.

 

Onun o kâfirlere, bir gadaplanmasıyle,

Hak teâlâ, yer ve gök, gadaplandı hâliyle.

 

Hem öyle bir gadap ki, dinmedi uzun müddet.

Tek kâfir kalmayınca, ancak buldu sükûnet.

 

"Nûh aleyhisselâm"ın, erince ömrü sona,

Cebrâil'le Azrâil, birlikte geldi o'na.

 

Melek-ül mevt yaklaşıp, suâl etti ilk sefer:

(Ey dünyâda çok uzun ömür süren peygamber!

 

Bu kadar yaş yaşadın, çok çalıştın, yoruldun.

Sen bu fâni âlemi, acabâ nasıl buldun?)

 

Cevâben buyurdu ki: (Bu dünyâyı, şimdi ben,

Sanki "iki kapılı han" gibi buldum aynen.

 

Birinden girmiş idim, öbüründen çıkarım.

Ve ancak içeride, "çok az" bir zaman kaldım.)

 

Sonra da "Allah!" deyip, teslîm etti rûhunu.

"Beyt-i makdîs" içine, defn etti ehli o'nu.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan